Gazete Gördes Gazete Gördes Gordes Susleme Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Belediyeden Yol Onarımıyla İlgili Açıklama
Ahmet İNCE

Kafes Arkası

Ahmet İNCE
gordesgazetesi@gmail.com

 
4 Eylül 2019 Çarşamba 15:04
Okunma: 826
Yorum YapYazdır
 
 

Size Kafes Arkasını anlatacağım. Devlet hayatının işleyişine düşülmüş, tarihi bir deyimdir bu. Yaşanmışlığı vardır. Osmanlı tarihinde Kafes Arkasıyla birlikte, adım adım işleyen bir çözülme sürecine dikkatinizi çekmek istiyorum.

            Ancak Kafes Arkasını anlatabilmek için, Kureyşli Kadından bahsetmeliyim.

              Kur’an kadını içine düştüğü çukurlardan çıkarıp, ona tarihinin en muhteşem haklarını tanımıştır. Bugün Kur’an; insanların hayatında olmadığı için, o hakların çoğunu kadınlar kullanamamaktadır.

            Bu hakların başında ‘Mehir’ gelir. Evlilikte eşlerin ya da temsilcilerinin karşılıklı olarak anlaşmasıdır. Erkek maddi değer taşıyan bir miktarı, kadına vermek zorundadır. Peki, ne kadar? Kadın ne kadar isterse, o kadar.

            Buna fıkıhta Mehr-i Müsemma deniyor. Peki, alt ve üst sınırı var mı? Yok. Zira Kur’an böyle bir sınır kesinlikle koymamıştır. Kur’an’ın koymadığı sınırı, Muhammed Aleyhisselamın koyması zaten düşünülemez. Buna rağmen, fıkıh mezheplerinde ihtilaflı görüşler ortaya atılmıştır.

            Mesela; Hanefilerde alt sınır 30 gram gümüş, Malikilerde 9 gram gümüştür. Diğer mezheplerde ve ulemaya göre, mehirde bir sınırlama yoktur.(Bkz, Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuki İslamiye Kamusu, cilt 2, sf:16)

            Rivayete göre, Ömer zamanında mehir konusunda ilginç bir olay yaşanır. Ömer, mehre bir sınır getirmeye çalışınca, kadınlardan tepki almıştır. Yaşanan gelişmeler üzerine Kureyşli bir kadın, Ömer’e şu ayeti okumuştur:

            “Bir eşi bırakıp yerine bir başka eş almak isterseniz, bıraktığınıza yüklerle mal vermiş bile olsanız bile ondan hiçbir şeyi geri almayın!” (Nisa,20)

            Daha sonra Kureyşli kadın Ömer’e şöyle seslenmiştir:

            “Allah bize istediğimiz kadar mehir talep etme hakkını veriyor, sen ise yasaklamaya çalışıyorsun. Allah’ın kitabı kendisine tabi olmaya daha layıktır.”

            Bu uyarı üzerine Ömer şöyle demiştir: “Kadın doğru söylüyor, Ömer hata etti.” ( Bkz, DİA, c:28, sf:390)

            Bu olayı önemsiyorum.

            Kureyşli kadın, hak ve hukukunu bilecek kadar ilim ve hikmet sahibidir. Devlet başkanı bile olsa, yapılan uygulamaya itiraz edecek kadar cesaret sahibidir. Kur’an’ın insana nasıl ifade hürriyeti tanıdığını, gösterecek kadar kişilik sahibidir.

            Devlet başkanı olarak Ömer, yapılan itiraza değer verecek ölçüde olgunluk sahibidir. Hak ve hukuk kavramının, yönetmede nasıl vazgeçilmez bir unsur olduğunu gösterecek kadar donanım sahibidir. Hatasını anlayıp, karşımdaki haklı diyebilecek kadar tevazu sahibidir.

            Asırlardır hep sorulmuş ve hep aranmıştır. İslam bir devlet modeli ortaya koymuş mudur diye. Mesele, devlet sisteminin adı değildir. Adı ne olursa olsun, Uygulamada Ömer’le Kureyşli Kadın arasındaki ruha ve akla uygun olsun.

            Asırlarca Ömer, hep adaletin sembolü olarak bilinmiş ve anılmıştır. Gerçek öyledir. Ancak Ömer’in adaletini diline dolayıp, adaletsizlik yapanlar, onun bu yönünü görmezden gelmiştir. Mevki makam ve saltanat uğuruna, mukaddesleri çiğneyerek bir gün olsun, “hata ettim” dememişlerdir.

            Osmanlının kuruluşundan 2. Mehmet’e’ kadar, benzer ruh ikliminin devlete hâkim olduğu görülür. Haftada 3 gün toplanan Divanda, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen halk padişahla yüz yüze görüşürdü. Bu görüşmelerde şikâyetler ve istekler yazılı olarak verilirdi.

            2. Mehmet zamanında, böyle bir Divan toplantısında ilginç bir olay yaşandı. Osmanlı tarihçileri tarafından anlatılan hikâye şu şekildedir:

            “Bir gün bir köylü Divana gelir ve heyete ‘padişah hanginiz? Bir şikâyetim var.’ deyince padişah bozulur.

            Sadrazam devreye girer. Padişaha Divana başkanlık etmeyi bırakmasını, toplantıları bir kafes arkasından izlemesini, bu tür sıkıntılardan kurtulması gerektiğini söyler.” ( Geniş bilgi için bakınız, Bernard Lewis, The Middle East, sf: 166)

            Ve böylece padişah kafes arkasına çekilir. Kanuni’ye kadar Kafes Arkası devam eder. Ondan sonra tamamen kalkar.

            Hiçbir saltanat yeknesak değildir. Tarih saray mücadeleleri ile doludur. İktidarı paylaşmak, iktidarda imtiyaz sahibi olmak isteyenler hep var olagelmiştir. Bunun ilk şartı da, saltanat sahibini kafes arkasına atmaktır.

            2. Mehmet işte bu tür iktidar kaygılarıyla, Kafes Arkasına itilmiştir.

            Kafes arkası bir toplumun hayatında son derece tehlikeli bir yapıdır. Hem ülkeyi ve hem toplumu acıklı bir sona doğru sürükler. Çünkü toplumla irtibatını koparan saltanat sahipleri, aynı zamanda gerçeklerden de koparılmış demektir. Hiçbir zaman hata kabul etmezler, kendilerini kafes arkasına iten çemberin tahakkümünden bir türlü kurtulamazlar.

            Bugün Kureyşli kadın gibi, bilgi ve hikmetle donanmış, hak ve hukukunu savunabilen müslümanlar var mı? Yönetimin hatasını haykıran, icraatına itiraz eden müslümanlar var mı? Ömer gibi, hak ve hukuk konusunda kuyumcu titizliğinde, gerektiğinde ‘hata ettim’ diyebilen idareciler var mı?

            Varsa problem yoktur.

            Yoksa, Kafes Arkası devreye girmiş demektir. O zaman çok düşünmek lazımdır.

 
4 Eylül 2019 Çarşamba 15:04
Okunma: 826
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
 
Anket
 
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık