Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Ak Parti Rıza Dilcan'la Devam Dedi
Yaşar ATLI

Kurban ve Bayram Hakkındadır

Yaşar ATLI

 
24 Temmuz 2020 Cuma 11:01
Okunma: 2015
Yorum YapYazdır
 

Kurban en eski ibadetlerden biridir. Ve hemen hemen her kültürde kurban vardır. Bazen şükür için bazen keffaret için atalarının ruhunu huzura erdirmek, bolluk bereket, inandığı tanrısının gazabını teskin etmek için kurbanlar, takdimeler sunmuş insanoğlu. Sıkıntılardan kurtulmak için kurbanlar adamış. Bazen hayvan, bazen de pirinç, buğday gibi tahıl türü kurbanlar sunulmuştur.  Vakt-i zamanında insanlar bile kurban edilmiş. Mesela Nil ırmağının taştığı mevsimlerde Tanrı’nın gazabını teskin etmek için genç bir kız kurban olarak Nil ırmağına atılırmış. Hz. Âdem’in iki oğlundan Habil bir koç kurban etmiş, Kabil ise çiftçi olduğu için buğday sunmuş.

Tevrat ve Kur’an’da geçtiğine göre Hz. İbrahim, oğlu İsmail’i kurban etmek istemiştir. Dinler tarihçisi Mircea Eliade’ye göre İbrani geleneğindeki kurban, Ortadoğu dünyasında sıkça uygulanan ve İbranilerin Peygamberler dönemine kadar sürdürdükleri, ilk çocuğun kurban edilişi pratiğinden başka bir şey değildir. İlk çocuk, çoğunlukla bir Tanrı'nın çocuğu olarak görülür; ilk çocuğun kurban edilmesi, Tanrı’ya ait olanın geri verilmesi demektir.

Yahudilerde kurban âdeti Kudüs Tapınağı’nın yıkılmasından sonra kaldırıldı; çünkü kurban ibadeti tapınağa has idi ve Yahudilere göre tapınak tekti. Yahudilikte, mabedin yıkılmasından sonra kurban ibadeti askıya alınmış olsa da günümüzde Yahudiler, günahlardan arınmak için horoz veya tavuk kurban edip etlerini fakirlere dağıtmaktadırlar.

Hıristiyanlık inancında Tanrı için herhangi bir kurban kesilmez. Çünkü bu inanca göre kurban, Hz. İsa’nın kendisidir. İnanışa göre Hz. İsa çarmıhta bütün insanlığın günahları için kendisini kurban etmiştir. Kiliselerde yapılan ekmek-şarap ayini bu kurbanı temsil eder. Dolayısıyla kurban kesmeye gerek kalmamıştır.

Hıristiyanlık inancına göre; çarmıha gerilmesinden önceki akşam, Hz. İsa, “bu benim vücudumdur” diyerek öğrencilerine ekmek dağıtır. Sonra da bir kâse şarap gezdirerek “bu benim kanımdır” der. Bu inanışa göre Hz. İsa, ekmekle şarabı kendi vücudunu ve kanını göstermek için kullanmış ve izleyicilerine kendisini anmak üzere bu kurban törenini sürekli tekrarlamalarını buyurmuştur.

Dinimizde özellikle Hanefi mezhebinin yoğunlukta olduğu ülkemizde kurban ibadeti hali vakti yerinde olan herkes tarafından yerine getirilmektedir.

Bizim kültürümüzde, günlük konuşmalarımızda kurban olgusu çok yoğun olarak yer almaktadır. ‘Oğlum sağ salim askerden dönerse kurban keseceğim’ şeklinde adak adarız. Bir ev veya araba aldığımızda ‘bir kan akıtmalıyım’ deyip kurban keseriz. Hiçbir şey yapamıyorsak bile çok sevdiğimiz birine kurban oluruz. Özellikle anneler çocuklarını severken ‘ben sana kurban olurum’ diye severler. Öyledir, kurban olmazsak, ölümüne sevmezsek hep bir şeylerin eksik kaldığı hissine kapılırız.

Edebiyatımızda kurban ve bayram ile ilgili birçok şiirler yazılmıştır. Mesela Fuzûlî’nin şu beyti bu konuda söylenebilecek en güzel ifadelerden biridir.

Yılda bir kez kurban keser halk-ı âlem ıyd için

Dem-be-dem sâat-be-sâat ben senün kurbânınam.

Aslında bu ifadeler ile Yunus Emre’nin aşağıdaki ifadeleri arasında hiçbir fark yoktur.

İsmailem Hak yoluna,

Canımı kurban eylerem.

Çünkü bu can kurban sana,

Ben koç kurbanı neylerem.

İsmini bayramdan alan Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri harika bir şiirinde kendisinin bayram olduğunu ve bu sayede bayram ettiğini gayet şairane dile getirmiş.

Bayram’ım imdi, bayramım imdi

 Bayram edersin yar ile şimdi

 Hamd-ü senalar, hamd-ü senalar

 Yar ile bayram kıldı bu gönlüm

Sanki Hacı Bayram-ı Veli bu şiirinde diyor ki bakmayın bayram dediğime. Bu bayram sizin bildiğiniz bayramlardan değil. Bu bayram başka bayram.

Alvarlı Efe Hazretleri de Hacı Bayramı Veli’ye katılmış olacak ki o da bizim bildiğimiz bayramlardan farklı bir bayramdan bahsediyor.

Can bula cananını

Bayram o bayram ola

Kul bula sultanını

Bayram o bayram ola.

 

Hüzn ü keder def’ ola

Dilde hicap ref’ ola

Cümle günah af ola

Bayram o bayram ola

Bayram edebiyatı deyince, Yahya Kemal Beyatlı’nın Süleymaniye’de Bayram Sabahı şiirinden bahsetmeden olmaz. Sadece birkaç mısraını buraya alacağım. Bu harika şiirin tamamının okunmasını siz muhterem okuyucularıma naçizane tavsiye ediyorum.

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede,

 Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de.

 Ulu Mabed seni ancak bu sabah anlıyorum,

 Ben de bir varisin olmakla bu gün mağrurum.

Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine,

Çok şükür Allah’a, gördüm, bu saatlerde yine

Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.

Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

Bir hocam anlatmıştı. Birkaç Osmanlı bürokratı Avrupa’ya gitmiş. Muhtelif milletlerden misafirlerin olduğu bir ihtifalde söz marşlara gelmiş. Her biri kendi marşından bahsetmiş ve okumuş. Bizim bürokratlar önce birbirlerine bakmışlar şaşkın şaşkın, sonra da içlerinden biri başlamış Itri’nin bestelediği tekbiri okumaya. Bayram namazı saatinde bir ulu mabette cemaatin hep bir ağızdan teşrik tekbiri getirmeleri gerçekten etkileyici. Bütün herkesin bu ruhani senfoniye şahit olmasını, iştirak etmesini isterdim. İştirak eden herkesin gönlünün, Yahya Kemalinki gibi ışıklarla dolacağına inanıyorum.

Nerede okudum veya dinledim hatırlayamıyorum. Şöyle diyordu: “Hz. İbrahim, Allah’ın emriyle İsmail’i kesecek oldu, bıçağı boynuna sürtünce bıçak kesmedi. Ben olsaydım, o esnada bıçağı İsmail’in boynuna değil kendi boynuma sürterdim ve elim bile titremezdi.”

Hangisi daha büyüktür. En sevdiğini kurban etmek mi yoksa bizzat kurban olmak mı? Bunu tartacak terazinin henüz yaratılmadığını düşünüyorum.

Bayramınız kutlu olsun.

 
24 Temmuz 2020 Cuma 11:01
Okunma: 2015
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
tektelekom
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Yukarı Çık