Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
2,5 Ay Sonra İlk Cuma Namazı
Ahmet İNCE

Ölüm ve Diriliş

Ahmet İNCE
gordesgazetesi@gmail.com

 
20 Eylül 2019 Cuma 09:34
Okunma: 573
Yorum YapYazdır
 

“Kabir azabı var mı yok mu?” konulu yazıya, müthiş tepkiler aldım. Kitap ve hikmetten yoksun Müslümanların, cehaletin koridorlarında nasıl dolaştırıldığına bir kez daha şahit oldum. Aldığım tepkilerin içinde, bir tane olumsuz görüş yoktu. Ancak olumlu tepkilerdeki acı ve ıstırap, beni derinden etkiledi.

            Bu hafta, konunun devamı niteliğinde anlatmam gerekenler var. Kur’an’daki ölüm ve diriliş konulu ayetler, bize aynı zamanda kabir hayatının olup olmadığını da gösteriyor. Bütün mesele; Enbiya suresi 10. ayette anlatıldığı biçimde, bilgiyi Kur’an’da aramaktan geçiyor.

            Kabir hayatının varlığını araştırdığım yazıda; ana bir kompozisyon çizdim. Şimdi onu açık ve seçik biçimde gösteren başka ayetler var. Anlatmak istiyorum.

            İlginç bir olayın nakledildiği, şu ayete dikkat kesilelim:

            “ Şu kişiyi de düşündün mü? Tavanları çökmüş ve duvarları, tavanlarının üstüne yıkılmış bir kente uğramıştı da ‘Allah bu kenti ölümünden sonra nasıl diriltecek’ demişti.

            Allah onu yüz yıl süreyle öldürdü, sonra diriltti. ‘Ne kadar kaldın?’ dedi.

            ‘Bir gün kaldım, belki bir günden de az’ dedi. Allah dedi ki: ‘Yok, tam yüz yıl kaldın! Yiyeceğine ve içeceğine bak, hiç bozulmamış! Bir de eşeğine bak! Bu, seni insanlara bir belge yapmak içindir. Şimdi de (eşekten kalma) kemiklere bak, onları nasıl birleştireceğimizi, sonra nasıl ete büründüreceğimizi gör!’

            Bunları açık açık görünce dedi ki; ‘Şimdi biliyorum, Allah her şeye bir ölçü koyar.” (Bakara, 259)

            Ayette bahsedilen kişi kim? Yıkılan şehir neresi? Anlatılan olayın zamanı ne?

            Muhammed Hamdi Yazır, tefsirinde bu ayete çok geniş yer ayırmış. Şöyle diyor:

            “Karyenin (şehrin) de İsrailoğulları devletinin yerleşip kurulduğu yer olan Kudüs şehri olmasıdır ki Bühtünnassar’ın savaşı ile işgal edilmiş ve tamamen yıkılmış ve bütün İsrailoğulları üç bölüme ayrılıp; bir kısmı baştanbaşa öldürülmüş, bir kısmı Şam’a yerleştirilmiş, bir kısmı da esir alınıp götürülmüştü.

            Üzeyir bu esirler arasında olup, daha sonra kurtulmuş ve bir gün eşeği ile Kudüs’e uğrayıp, Kudüs’ü bu halde görmüştü. İbn-i Abbas’tan ayetin iniş sebebinin bu olduğu tafsilatıyla rivayet olunmuştur.” ( Bkz, Hak Dini Kur’an Dili, sf: 180)

            Bühtünasr, diğer adıyla Nabukadnezar Babil kralıdır. Kudüs’ü yakıp yıkmıştır. Yıkılan yerler arasında Süleyman Mescidi (Beyt-i Makdis) bulunmaktadır. Babil’e götürülen esirler arasında Üzeyr’de vardır.

            Üzeyr’in Kudüse nasıl döndüğüne ait soruya, Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır, “Bakara Meali” adlı eserinde şöyle bir dip not açıklaması getirmiş:

            “MÖ 539’da Babil’i fetheden Pers kralı Koreş, Nehemya ve diğerlerini Mescidi inşa etmeleri için geri gönderdi. Üzeyr Kudüs’ü görünce; ‘Allah ölümünden sonra bu kenti nasıl canlandıracak’ dedi.” (Bkz, Bakara Meali, sf: 135)

            İsrail oğullarının yaşadıkları, aslında hak edilmiş bir ceza idi. Bakara 259’u açıklayan şu ayete kulak vermek lazım:

            “İlkinde üzerinize güçlü kullarımızı gönderdik. Evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yapılması gereken ilahi bir kanundu.” (İsra, 5)

            Üzeyr’in peygamber olduğu söylenmesine rağmen, bunu kanıtlayacak bir delil yoktur. Harun soyundan olduğu, Tevrat’ı ezbere bildiği, bu yönüyle “ezra” diye çağrıldığı, nüshalarının yakılmasından sonra, Tevrat’ı yeniden ihya ettiği söylenmektedir.

            Ayette nakledilen olayı toparlarsak;

            Babil kralı Nabukadnezar, Kudüs’ü yakıp yıkmış, kimisini öldürmüş, kimisini Şam’a yerleştirmiş, bazılarını da esir alıp götürmüştür. MÖ 539’da Pers kralı Koreş, Babil’i feth ettikten sonra Nehemya ve bazı esirleri, Kudüs’ü inşa için geri göndermiştir.

            Süleyman Mescidini ve Kudüs’ü harap ve yıkık gören Üzeyr; “Allah bu kenti, ölümünden sonra nasıl diriltecek?” demiştir.

            Bir ibret ve bir mucize olarak Allah onu öldürmüş, yüz yıl sonra tekrar diriltmiştir. Ne kadar kaldın yani ne kadar süreyle öldün sorusuna, ‘bir gün kaldım, bir günden de az’ cevabını vermiştir.

            Yüz yıllık bir ölüm hayatı, Üzeyr’e bir gün gibi geliyor. Ama kabir sorgusundan ve azabından bahsetmiyor.

            Ölüm ve diriliş konusundaki bir başka çarpıcı olay, Ehl-i Kehf’in yaşadıklarıdır. Değişik rivayetlerde üç yüz yıl mağarada kaldıkları söylenmektedir. Onları anlatan ayet şu şekildedir:

            “İşte böylece… Onları dirilttik ki kendi aralarında birbirlerine sorsunlar diye. İçlerinden sözcü birisi; ‘ ne kadar kaldınız?’ dedi. ‘Bir gün veya bir günün parçası kadar kaldık’ dediler.

            Dediler ki; ‘ Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir’……” (Kehf, 19)

            Öldüren Allah, diriltiyor da. Mağara arkadaşları ne kadar kaldıklarını bilmiyorlar. Ölümle uyku yeknesaklığını burada da görüyoruz. Öldün, yani uyudun, ne kadar? Uyanınca yani dirilince söyle diyorsun, ‘bir gün kadar, bir günden daha az..’

            Var mı kabrin ilk gecesinden bahseden. Var mı şunları yaşadım diye anlatan…

            Mekkeli müşriklerin Muhammed Aleyhisselama en büyük itirazı, öldükten sonra yeniden diriltilme konusunda oldu. Onların bu itirazını, Kur’an şöyle dile getiriyor:

            “Biz kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olduktan sonra mı? Gerçekten biz mi yepyeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” (İsra, 49)

            Allah ölümün ve diriltilişin hakikatini de açık açık bize bildiriyor:

            “Sizi çağıracağı gün, her şeyi yerli yerine yapan O’nun çağrısına derhal cevap verirsiniz..

            Ve ancak az bir zaman kaldığınızı sanırsınız.” (İsra, 42)

            Ayette bahsedilen az bir zaman kavramı, ölümle diriltiliş arasında geçen vakittir. Ne kadar az bir vakit bu. Diğer ayetleri dikkate alırsak, belki bir gün, belki bir günün az bir parçası..

            Netice itibarıyla;

            Allah Kur’an’ında sadece iki durumdan yani hayattan bahsetmektedir. Hiçbir yerde üçüncü bir durum yani hayat anlatımı yoktur.

            Bir tek hesap günü ve saati vardır. Ne zaman? Dirilişten itibaren, insanların dalga dalga Rabbine koştuğu gün.

            Ölüm pek çok ayette anlatıldığı gibi, bir uyku halidir. Ne kadardır bu süre? Bir göz kapayıp açma kadar. Göz kapandığında insan uyur. Açıldığında uyanır. Ölüm gözün kapanmasıdır. Açılması, diriltilince olacaktır.

            Ölüm, toprağa atılan bir tohum gibidir. Bizi topraktan yaratmış, ölümle toprağa tohum gibi bırakmıştır. Diriliş de topraktan olacaktır.

            Diriliş, kurak ve çorak bir topraktan filizlenme gibi olacaktır. Çünkü Allah, dirilişi buna benzetmiştir. Dolayısıyla öldükten dirilişe kadar geçen sürede, insan bir tohum gibi bereketli yağmurların yağmasını, başka deyişle dirilişi bekleyecektir.

            Bunun böyle olacağını Allah kitabında yaşanmış örneklerle bize öğretmiştir. Gerek Bakara 259’daki anlatılanlar ve gerekse Kehf 19’da anlatılanlar, ölüm ve diriliş gerçeğini öğrenmemiz içindir.

            Dolayısıyla bir kabir hayatından bahsetmek mümkün değildir.

 
20 Eylül 2019 Cuma 09:34
Okunma: 573
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Kardeşler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1431 - Jeanne d'Arc, büyücülük suçu ile yargılandı ve yakıldı.
1453 - Fatih Sultan Mehmet, Hızır Bey'i (Çelebi) İstanbul'a ilk belediye başkanı olarak atadı. İstanbul'da o günden bu yana 475'i Osmanlı ve 30'u Cumhuriyet döneminde olmak üzere 505 belediye başkanı görev yaptı.
1631 - Fransa'nın ilk gazetelerinden, 'La Gazette', Theophraste Renaudot tarafından yayımlanmaya başlandı.
1806 - Andrew Jackson, Charles Dickinson adında birini karısına hakarat ettiği için yaptıkları düelloda öldürdü. Andrew Jackson o tarihte henüz ABD başkanı olmamıştı.
1876 - Osmanlı Padişahı Abdülaziz, bilekleri kesilerek ölmüş olarak bulundu. Doktorlar tarafından intihar ettiğine karar verilmişse de yaygın kanı öldürüldüğü yönündedir. Yerine kendisini tahttan indiren yeğeni V. Murat geçti.
1921 - Çankaya Köşkü, Mustafa Kemal'e armağan edildi. Atatürk, köşkü bir yazı ile orduya bağışladı.
1925 - 30 Mayıs Olayı gerçekleşti ve bu olay o güne değin Çin' de gerçekleşmiş olan en büyük yabancı karşıtı gösteri oldu.
1935 - Belucistan'da meydana gelen depremde 20 bin kişi öldü.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Almanya Girit'i işgal etti.
1954 - Demokrat Parti iktidarı, Kırşehir'i ilçe yaptı. Kırşehir üç yıl sonra yeniden il oldu.
1962 - 27 Mayıs askeri müdahalesinden sonra sivil yönetime geçildiğinde İsmet İnönü başkanlığında kurulan ilk koalisyon hükümeti olan CHP-AP ortaklığı Başbakan İsmet İnönü'nün istifasıyla sona erdi.
1967 - Nijerya askeri diktatörlüğüne karşı yıllar süren mücadeleden sonra Biafra bağımsızlığını kazandı.
1968 - Fransa Devlet Başkanı Charles de Gaulle meclisi feshederek normal süresinde seçimlere gidileceğini açıkladı.
1970 - Askeri Personel Kanunu tasarısını protesto eden astsubay eşleri yürüdü. Astsubay eşlerine polis müdahale etti.
1971 - İnsansız ABD uzay aracı Mariner-9, Mars hakkında bilgi toplamak üzere uzaya fırlatıldı.
1974 - Cumartesi günlerinin tam gün tatil olması kararı alındı.
1982 - İspanya, NATO'nun 16. üyesi oldu. Aynı zamanda 1955 yılında Batı Almanya'nın katılımından sonra örgüte kabul edilen ilk ülke oldu.
1990 - Fransa, deli dana hastalığı nedeniyle İngiltere'den sığır ve sığır eti ithalini yasakladı.
1992 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Sırbistan'a Bosna'daki saldırıları durdurması amacıyla ambargo koydu.
1993 - PCI 2.0 veriyolu piyasaya sürüldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin öldürülmesiyle ilgili olarak İstanbul'da açılan dava güvenlik gerekçesiyle duruşma yapılmadan Aydın'a alındı.
1996 - Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı, Habitat II Kent Zirvesi İstanbul'da başladı.
2009 - Beşiktaş'ın 2008-2009 şampiyonu oluşu
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Yukarı Çık