Gazete Gördes Gazete Gördes Gordes Susleme Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Benlieli'de Muhtarlar Toplantısı
Kazım GERMİYANOĞLU

Yangın-67

Kazım GERMİYANOĞLU
kgermiyanoglu@hotmail.com

 
3 Ağustos 2019 Cumartesi 20:13
Okunma: 443
Yorum YapYazdır
 
 

Hacı Ethem Bey, sigarasının bir hayli uzayan külünü silkmek için kül tablasına uzanırken üzgün bir ifadeyle:

               - Bunca fedakârane hizmetten sonra hangi akla hizmet etmek istiyorlar anlamıyorum? Milletin hükümetsiz ve ordusuz kaldığı biçare bir dönemde ortaya çık, büyük bir güç oluştur, uzun müddet düşmanla boğuş… Düşman ordusu mıhlanıp kalsın, bir adım öteye gidemesin. Bu arada Millî Mücadele’ye karşı çıkan birçok isyanı git bastır, kongrelerin salimen yapılmasına ve Millî Meclis’in açılıp hükümetin kurulmasına zemin hazırla.. Sonra da kalk hükümete kafa tut! Ahaliyi huzursuz et! Ne yapmak istiyor bu adamlar?

               - Ben de tam manâsıyla anlamış değilim azizim, diyerek devam etti Kaymakam Hulusi Bey:

               - Büyük Millet Meclisi açılıp Nizamî Ordu’nun kurulması sebebiyle Millî Hükümet, Kuva-yı Seyyare de dâhil olmak üzere bütün Kuva-yı Milliye müfrezelerine Nizamî Ordu’ya katılmaları için çağrıda bulunmuş. Bütün müfrezeler bu davete riayetle ordu emrine girdikleri halde Çerkez Ethem ve biraderleri bu emre karşı çıkıyorlar…

               - Benlik davası! Dedi Müftü İsmail Hakkı Efendi ve devam etti:

               - Ethem Bey muzafferiyetlerinden dolayı heva ve hevese kapıldı. Kendini büyük bir kumandan ve emsalsiz bir lider olarak görmeye başladı.

               Tam bu sırada kapı tıkladı ve bir jandarma eri odaya girdi, sert bir selamdan sonra elindeki kâğıdı Kaymakam Hulusi Bey’e uzattı.

               Hulusi Bey doğruldu, kâğıdı gözüne yaklaştırdı. Yüz ifadesi birden değişti:

               - Telgraf… Dedi,  Çerkez Ethem Bey’den…

               Kâğıdı okudukça yüz ifadeleri değişiyor, suratı daha da asılıyordu.

               - Kaymakam Bey! Neler yazmış Ethem Bey? Bizi de meraklandırdın, dedi Molla Mehmet Efendi.

               Hulusi Bey seri bir hareketle telgrafı Molla Mehmet Efendi’ye uzattı.

               - Okuyunuz! Dedi.

               Telgraf elden ele dolaştı. Her okuyanın yüz ifadeleri değişiyor daha sonra yerini derin düşünceye bırakıyordu.

Çerkez Ethem bu telgrafında;  “Millî Hareket’in başında bulunanların, Millet Meclisi’nden fazla maaş alarak lâyıkıyla iş görmediklerinden, Ankara’ ya barış için gelen İzzet Paşa’nın haksız yere tutuklandığından ve milletin savaşa gücü kalmadığından, Ankara’ ya karşı isyan edilerek ordunun dağıtılacağından” söz ediyor ve “bu telgrafın köylere kadar ulaştırılmasını, aksi takdirde sorumlularının ağır bir şekilde cezalandırılacaklarını” bildiriyordu.

Hacı Ethem Bey donup kalmıştı. Nice sonra kelimeler tek tek dökülmeye başladı dudaklarından:

-  Umûm Kuva-yı Millîye Kumandanı Ethem… Kuva-yı Seyyare Kumandanı Ethem değil de, Umûm Kuva-yı Millîye Kumandanı Ethem olarak imzalamış, kendini bütün milleti temsil eden bir kumandan olarak göstermek istiyor…

- Bunca verdiğimiz mücadele ve emeklerimiz boşa mı gidecek? Artık bütün ümitlerimiz, hayallerimiz kaybolacak. İki millî kuvvet çarpışacak, böylece düşman hedefine vâsıl olacak, dedi Hulusi Bey.

Molla Mehmet Efendi:

            - Eyvah! Telgrafta bir de Pehlivan Ağa’nın bütün kuvveti de isteniyor.                                      

             - Böylece, buraları tamamen kuvvetsiz bırakılıyor… Biz düşmana hediye ediliyoruz, dedi Hacı Ethem Bey.

             Müftü İsmail Hakkı Efendi:

             - Müsterih olun! Ethem Bey Kuva-yı Millîye’ ye büyük hizmetlerde bulunan bir kahraman kumandandır. Tahmin ederim ki; bir sinirlilik halinde bu telgrafı çekmiştir. Böyle bir kıyama kalkışacağını zannetmem. Küçük bir gürültüyü müteakip taraflar anlaşacaklardır.

            Molla Mehmet Efendi:

            - Ben aynı düşüncede değilim Müftü Efendi. Bu işin sonu hayra varmaz. Düşman bir iken iki oldu. İki cephede savaşacağız artık. Yazık! Müslüman, Müslümanı kıracak…

           Hacı Ethem Bey sesi titreyerek:

            - Vaziyet vahim efendiler! Yunanlıların herhangi bir ileri harekâtı üzerine jandarma zabitanı ve kalan diğer kuvvetlerle dağa çekilmekten başka çaremiz kalmıyor, dedi.

            Odayı o kadar karamsar bir hava kaplamıştı ki Müftü İsmail Hakkı Efendi yüreklere su serpecek birkaç cümle söyleme ihtiyacı duydu:

            - Çerkez istiyor diye Pehlivan da hemen koşup gidecek değil ya! Haydi, bırakın bu karamsar konuşmaları. Allah kerimdir; gün doğmadan neler doğar! Bakın meclisimiz açılmış, bizi hakikî manada temsil edecek bir hükümetimiz var artık. Nizamî ordularımız da teşekkül etti. Bir de İstanbul Hükümeti ile bir uzlaşma sağlanabilirse her şey kendiliğinden düzelecek Cenâb-ı Hakk’ın izni keremiyle…

              …

Dört gün sonra Çerkez Ethem Bey’ den ilçe kumandanlığına gelen telgrafta; “Yunanlılarla ateşkes yapıldığı ve Kula Hattı’nın da onarılıp yeniden düzenlendiği” bildiriliyordu.

                Kaymakam Hulusi Bey:

               - Bu telgraftan bir şey anlayamıyorum. Mütareke nedir? Yunanlılarla harp olmayacak mı? Barış mı sağlanıyor? Peki, Kula hattı niçin yapılıyor?

             Hacı Ethem Bey:

               - Acaba Yunanlılarla anlaştılar mı? Aklım almıyor! Bu nedir? Bundan büyük ihanet olamaz!

            Germiyanlı Hamdi Bey:

            -Buradan kuvvetlerin çekildiğini bildikleri halde, Yunanlıların bir ileri harekette bulunmamaları da tuhaf doğrusu!

           Kaymakam Hulusi Bey pencereye yaklaşıp uzun uzun dışarıya baktı:

           - Vaziyet iyi değil Efendiler! Yunanlılar, Çerkez Ethem ve arkadaşlarıyla anlaşmış olmalılar. İhtiyatlı olmalıyız, bizi tutup düşmana da teslim edebilirler.

               Jandarma Kumandanı Kamil Bey:

           - Ethem ve Tevfik Beylere her gün izahat verip şiddetli emirler alıyorum. İdamla tehdit ediliyorum.

          Molla Mehmet Efendi:

           - Ahalide pek büyük bir heyecan var. Herkes, Kuva-yı Seyyare’nin dağılması ve Ordu’nun kazanması için dua ediyor…

 
3 Ağustos 2019 Cumartesi 20:13
Okunma: 443
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
 
Anket
 
 
Tarihte Bugün
1870 - Güney Carolina'lı Joseph H. Rainey, ABD kongresine seçilen ilk siyahi oldu.
1900 - Norveç'li Johann Waaler "Kağıt tutacağı"nın ataş patentini aldı.
1901 - İtalyan mucit Guglielmo Marconi, telsiz-telgraf sistemini geliştirdi ve İngiltere'den Atlantik aşırı ilk mesajını gönderdi.
1911 - Hindistan'ın başkenti Kalküta yerine Delhi oldu.
1913 - 1911 yılında Louvre Müzesi'nden çalınıp kaybolan Mona Lisa tablosu Floransa'da bulundu.
1923 - TBMM, 15 Mayıs 1919 ile 1 Kasım 1923 arasında üstün hizmet gösterenlere İstiklal Madalyası verilmesini kararlaştırdı.
1929 - Başbakan İsmet Paşa, "Başlıca hedefimiz milli paramızı kıymetlendirerek altına bağlamaktır" dedi.
1936 - İngiltere Kralı VIII. Edward aşkı tercih etti, tahtını terketti.
1940 - Salvador gemisi Silivri önlerinde battı. Bulgaristan'dan Filistin'e gittiği açıklanan gemideki 352 musevi yolcunun 230'u boğularak öldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiltere Bulgaristan'a; Macaristan ve Romanya ABD'ye; Hindistan da Japonya'ya savaş ilan etti.
1948 - Süleyman Demirel, Nazmiye hanım ile evlendi.
1949 - TBMM, Türkiye'nin Avrupa Konseyine katılmasını onayladı.
1956 - Japonya, Birleşmiş Milletler'e üye oldu
1957 - Türkiye, BM'yi uyardı: "Yunanistan tezi kabul edilirse Kıbrıs'ta iç savaş çıkabilir."
1962 - Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar beraat etti. Aybar milli menfaatlere aykırı hareket ettiği iddiasıyla yargılanıyordu.
1963 - Kenya, İngiltere'den bağımsızlığını ilan etti.
1966 - Yönetmen Metin Erksan'ın Fakir Baykurt'un romanından sinemaya uyarladığı Yılanların Öcü adlı film, Tunus'ta düzenlenen Kartaca Film Festivali'nde altın madalya kazandı.
1968 - Silahlı Kuvvetler içinde oluşturulduğu ileri sürülen Milli Devrim Ordusu adlı gizli bir örgütle ilişkileri olduğu iddiasıyla 5 tabii senatörün (Sezai Okan, Şükran Özkaya, Mucip Ataklı, Ekrem Acuner ve Suphi Karaman) dokunulmazlığı kaldırıldı.
1979 - Güney Kore'de askeri darbe meydana geldi.
1979 - Rodezya'nın adı Zimbabwe olarak değişti.
1990 - Erdal İnönü ile Süleyman Demirel buluştu, ortak bildiri imzalayarak erken seçim istediler.
1990 - Arnavutluk'da yeni partilerin kurulmasına izin verildi.
1991 - Endonezya'daki depremde 1500 kişi öldü.
1994 - Fikri Sağlar Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) genel sekreterliğinden istifa etti. Sağlar, terörle mücadele yasa tasarısının yasalaşmaması nedeniyle istifa ettiğini açıkladı.
1996 - Saddam Hüseyin'in oğlu Uday Hüseyin bir suikast girişiminde ciddi şekilde yaralandı.
2000 - ABD Anayasa Mahkemesi, Florida'da oyların yeniden sayımı işlemini durdurdu ve seçimleri Cumhuriyetçi aday George W. Bush'un kazandığını açıkladı.
2000 - Etiyopya ile Eritre arasında 2 yıl süren savaşa son veren barış anlaşması Cezayir'de imzalandı.
2003 - Azerbaycan devlet başkanı Haydar Aliyev kalp yetmezliği hastalığından dolayı uzun süredir tedavi gördüğü Ankara GATA'da 83 yaşında öldü.
2004 - Fatih Akın'ın filmi Duvara Karşı, Avrupa Sinema Akademisi'nce verilen 2004 Avrupa En İyi Film Ödülünü kazandı.
627 - Ninova Muharebesi: Bizans İmparatoru Herakleios'un ordusu, Pers İmparatoru II. Hüsrev'in güçlerini yendi.
 
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık