Gordes Susleme Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Börez'de Bayram Zehir Oldu
Kazım GERMİYANOĞLU

Yangın-67

Kazım GERMİYANOĞLU
kgermiyanoglu@hotmail.com

 
3 Ağustos 2019 Cumartesi 20:13
Okunma: 227
Yorum YapYazdır
 
 

Hacı Ethem Bey, sigarasının bir hayli uzayan külünü silkmek için kül tablasına uzanırken üzgün bir ifadeyle:

               - Bunca fedakârane hizmetten sonra hangi akla hizmet etmek istiyorlar anlamıyorum? Milletin hükümetsiz ve ordusuz kaldığı biçare bir dönemde ortaya çık, büyük bir güç oluştur, uzun müddet düşmanla boğuş… Düşman ordusu mıhlanıp kalsın, bir adım öteye gidemesin. Bu arada Millî Mücadele’ye karşı çıkan birçok isyanı git bastır, kongrelerin salimen yapılmasına ve Millî Meclis’in açılıp hükümetin kurulmasına zemin hazırla.. Sonra da kalk hükümete kafa tut! Ahaliyi huzursuz et! Ne yapmak istiyor bu adamlar?

               - Ben de tam manâsıyla anlamış değilim azizim, diyerek devam etti Kaymakam Hulusi Bey:

               - Büyük Millet Meclisi açılıp Nizamî Ordu’nun kurulması sebebiyle Millî Hükümet, Kuva-yı Seyyare de dâhil olmak üzere bütün Kuva-yı Milliye müfrezelerine Nizamî Ordu’ya katılmaları için çağrıda bulunmuş. Bütün müfrezeler bu davete riayetle ordu emrine girdikleri halde Çerkez Ethem ve biraderleri bu emre karşı çıkıyorlar…

               - Benlik davası! Dedi Müftü İsmail Hakkı Efendi ve devam etti:

               - Ethem Bey muzafferiyetlerinden dolayı heva ve hevese kapıldı. Kendini büyük bir kumandan ve emsalsiz bir lider olarak görmeye başladı.

               Tam bu sırada kapı tıkladı ve bir jandarma eri odaya girdi, sert bir selamdan sonra elindeki kâğıdı Kaymakam Hulusi Bey’e uzattı.

               Hulusi Bey doğruldu, kâğıdı gözüne yaklaştırdı. Yüz ifadesi birden değişti:

               - Telgraf… Dedi,  Çerkez Ethem Bey’den…

               Kâğıdı okudukça yüz ifadeleri değişiyor, suratı daha da asılıyordu.

               - Kaymakam Bey! Neler yazmış Ethem Bey? Bizi de meraklandırdın, dedi Molla Mehmet Efendi.

               Hulusi Bey seri bir hareketle telgrafı Molla Mehmet Efendi’ye uzattı.

               - Okuyunuz! Dedi.

               Telgraf elden ele dolaştı. Her okuyanın yüz ifadeleri değişiyor daha sonra yerini derin düşünceye bırakıyordu.

Çerkez Ethem bu telgrafında;  “Millî Hareket’in başında bulunanların, Millet Meclisi’nden fazla maaş alarak lâyıkıyla iş görmediklerinden, Ankara’ ya barış için gelen İzzet Paşa’nın haksız yere tutuklandığından ve milletin savaşa gücü kalmadığından, Ankara’ ya karşı isyan edilerek ordunun dağıtılacağından” söz ediyor ve “bu telgrafın köylere kadar ulaştırılmasını, aksi takdirde sorumlularının ağır bir şekilde cezalandırılacaklarını” bildiriyordu.

Hacı Ethem Bey donup kalmıştı. Nice sonra kelimeler tek tek dökülmeye başladı dudaklarından:

-  Umûm Kuva-yı Millîye Kumandanı Ethem… Kuva-yı Seyyare Kumandanı Ethem değil de, Umûm Kuva-yı Millîye Kumandanı Ethem olarak imzalamış, kendini bütün milleti temsil eden bir kumandan olarak göstermek istiyor…

- Bunca verdiğimiz mücadele ve emeklerimiz boşa mı gidecek? Artık bütün ümitlerimiz, hayallerimiz kaybolacak. İki millî kuvvet çarpışacak, böylece düşman hedefine vâsıl olacak, dedi Hulusi Bey.

Molla Mehmet Efendi:

            - Eyvah! Telgrafta bir de Pehlivan Ağa’nın bütün kuvveti de isteniyor.                                      

             - Böylece, buraları tamamen kuvvetsiz bırakılıyor… Biz düşmana hediye ediliyoruz, dedi Hacı Ethem Bey.

             Müftü İsmail Hakkı Efendi:

             - Müsterih olun! Ethem Bey Kuva-yı Millîye’ ye büyük hizmetlerde bulunan bir kahraman kumandandır. Tahmin ederim ki; bir sinirlilik halinde bu telgrafı çekmiştir. Böyle bir kıyama kalkışacağını zannetmem. Küçük bir gürültüyü müteakip taraflar anlaşacaklardır.

            Molla Mehmet Efendi:

            - Ben aynı düşüncede değilim Müftü Efendi. Bu işin sonu hayra varmaz. Düşman bir iken iki oldu. İki cephede savaşacağız artık. Yazık! Müslüman, Müslümanı kıracak…

           Hacı Ethem Bey sesi titreyerek:

            - Vaziyet vahim efendiler! Yunanlıların herhangi bir ileri harekâtı üzerine jandarma zabitanı ve kalan diğer kuvvetlerle dağa çekilmekten başka çaremiz kalmıyor, dedi.

            Odayı o kadar karamsar bir hava kaplamıştı ki Müftü İsmail Hakkı Efendi yüreklere su serpecek birkaç cümle söyleme ihtiyacı duydu:

            - Çerkez istiyor diye Pehlivan da hemen koşup gidecek değil ya! Haydi, bırakın bu karamsar konuşmaları. Allah kerimdir; gün doğmadan neler doğar! Bakın meclisimiz açılmış, bizi hakikî manada temsil edecek bir hükümetimiz var artık. Nizamî ordularımız da teşekkül etti. Bir de İstanbul Hükümeti ile bir uzlaşma sağlanabilirse her şey kendiliğinden düzelecek Cenâb-ı Hakk’ın izni keremiyle…

              …

Dört gün sonra Çerkez Ethem Bey’ den ilçe kumandanlığına gelen telgrafta; “Yunanlılarla ateşkes yapıldığı ve Kula Hattı’nın da onarılıp yeniden düzenlendiği” bildiriliyordu.

                Kaymakam Hulusi Bey:

               - Bu telgraftan bir şey anlayamıyorum. Mütareke nedir? Yunanlılarla harp olmayacak mı? Barış mı sağlanıyor? Peki, Kula hattı niçin yapılıyor?

             Hacı Ethem Bey:

               - Acaba Yunanlılarla anlaştılar mı? Aklım almıyor! Bu nedir? Bundan büyük ihanet olamaz!

            Germiyanlı Hamdi Bey:

            -Buradan kuvvetlerin çekildiğini bildikleri halde, Yunanlıların bir ileri harekette bulunmamaları da tuhaf doğrusu!

           Kaymakam Hulusi Bey pencereye yaklaşıp uzun uzun dışarıya baktı:

           - Vaziyet iyi değil Efendiler! Yunanlılar, Çerkez Ethem ve arkadaşlarıyla anlaşmış olmalılar. İhtiyatlı olmalıyız, bizi tutup düşmana da teslim edebilirler.

               Jandarma Kumandanı Kamil Bey:

           - Ethem ve Tevfik Beylere her gün izahat verip şiddetli emirler alıyorum. İdamla tehdit ediliyorum.

          Molla Mehmet Efendi:

           - Ahalide pek büyük bir heyecan var. Herkes, Kuva-yı Seyyare’nin dağılması ve Ordu’nun kazanması için dua ediyor…

 
3 Ağustos 2019 Cumartesi 20:13
Okunma: 227
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:33
  • Güneş06:20
  • Öğlen13:25
  • İkindi17:11
  • Akşam20:08
  • Yatsı21:42
 
 
 
 
Anket
 
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
15.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010809112430
 
On Numara
12.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu06081213142022303345465561636670717677787980
 
Sayısal Loto
17.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu040617394142
 
Şans Topu
14.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071315253102
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık