Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Salihli Yolunun Yapımı Tekrar Başladı
Ahmet İNCE

Yürüyelim Arkadaşlar

Ahmet İNCE
gordesgazetesi@gmail.com

 
17 Mayıs 2019 Cuma 12:16
Okunma: 758
Yorum YapYazdır
 

Bir kutlu yürüyüşün 100. yılındayız. Türk’e kefen biçenlerin, kefenlerini sırtına giydirecek bir yürüyüştür bu. Akılla, cesaretle ve imanla başlayıp, aynı şekilde sonlandırılan bir yürüyüştür bu.

            Her Türk çocuğunun; en ince noktasına kadar bilmesi ve o azim marşı, nefesini patlatırcasına söylemesi gereken bir yürüyüştür bu.

            Büyük davaların, büyük oluşların kemale erdiği bazen bir söz, bazen bir deyim ve bazen bir marş vardır. Olmazlara ve imkânsızlıklara rağmen oldurur, var eder.

            Galata rıhtımından motora binen ve Kız Kulesi açıklarında Bandırma vapuruna gelen M. Kemal, arkadaşlarına şu emri verdi: HEDEFİMİZ KARADENİZ.

            Üç yıl üç ay sonra, “HEDEFİMİZ AKDENİZDİR” diyebilmek için, şimdi hedefimiz Karadeniz’dir. Yürüyelim arkadaşlar..

            Boğazdan henüz çıkmamışlardı. Kavaklar mevkiinde, bir İngiliz devriye motoru tarafından durduruldular. Silah ve cephane arıyorlardı. Bulamadılar. Gülümsedi M. Kemal ve şöyle dedi:

            “Silah götürdüğümüzü sanıyorlar, kafa götürüyoruz..”

            Samsuna çıkalı 10 gün olmuştu. 29 Mayıs 1919 günü, İstanbul’un fethinin yıldönümüydü. 1453’ten beri ilk defa, İstanbul’un kurtuluş şenlikleri yapılamıyordu. İşgal Kuvvetleri törenleri yasaklamıştı.

            Tarihin garip bir cilveyle döndüğü, bir zaman dilimiydi. 2. Mehmet İstanbul’u kazanmış, 6. Mehmet kaybetmişti. Kaybolan umutları M. Kemal arıyordu. Nerede? Samsun semalarında.

            Samsun güvenli değildi. Karargâhı Havza’ya taşıma kararı aldılar. Ancak bulabildikleri, hurda bir otomobille yola çıktılar. Yağmurdan balçık hale gelmiş yolda, otomobil yarım saat dayanabildi.

            Şoför bir gayrimüslim idi. İnip beklemekten başka çare yoktu. Kısa süre beklediler. M. Kemale göre bir iş değildi beklemek. Yürüyebilir misiniz dedi arkadaşlarına. Esasında bu bir emirdi.

            Duracak zaman değildi. Yürümek lazımdı. Yürümeye başladılar. Bir saat sonra Karageçmiş köyüne vardılar. Geceyi atlattılar, Havzaya yayan yola çıktılar. M. Kemal mırıldanmaya başladı.

            Dağ başını duman almış

            Gümüş dere durmaz akar

            Güneş ufuktan şimdi doğar

            Yürüyelim arkadaşlar.

            Etrafındakilere, siz de söyleyin arkadaşlar dedi. Yorgunluğunuzu alır, güç verir diye moral takviyesi yaptı.

            Bu gök, deniz nerede var

            Nerede bu dağlar taşlar

            Bu ağaçlar, güzel kuşlar

            Yürüyelim arkadaşlar!

            Dağ başını duman almıştı. Duracak bir an bile yoktu. Yürümek lazımdı. Vatanın bahtı kara maderini kurtarmak için, yürümek lazımdı. Diyebilirim ki Samsuna çıkış, “Yürüyelim arkadaşlar” sloganı ile hedefini tutturmuş, bir milleti yürütmüştür.

            Peki, bu dağ başını duman almış şarkısı nasıl ortaya çıktı ve “Yürüyelim arkadaşlar”

 Sloganıyla bir milletin kurtuluş reçetesi oldu?

            Selim Sırrı Tarcan Beden Eğitimi öğretmeni idi. İsveç’e yüksek tahsil için gitmişti. Bu melodiyi ilk defa orada duydu. “Şakıyan Üç Kız” isimli bir şarkıydı bu. Jimnastikte kullanabilirim düşüncesiyle, şarkının notalarını kaydetmişti.

Birinci Dünya savaşının aleyhimize döndüğü ve vatanını üzerine karabulutların çöktüğü bir devirde, umutlarımızı yeşertecek bir söz ya da bir beste lazım diye düşündü. Türkçe öğretmeni Ali Ulvi Elöve’den, bu besteye uygun söz yazmasını rica etti.

Ali Ulvi Bey, Moda Erkek Öğretmen Okulundaki odasında sözleri yazdı. Dağ Başını Duman Almış şarkısı ilk defa, 1916 yılında Beden Eğitimi gösterileri sırasında söylendi. Şarkı kulaktan kulağa yayıldı. Gençler ezber yarışına girdi. Ezberleyenler arasında, tarihin akışına yön verecek bir isim vardı: Mustafa Kemal.

İşte Karageçmiş köyünden Havza’ya ilerlerken, M. Kemal arkadaşlarıyla beraber bu marşı okuyordu:

            Her geceyi güneş boğar

            Ülkemizin günü doğar

            Yol uzun da olsa ne var

Yürüyelim arkadaşlar!

            Kutlu yürüyüşün 100. yılında, M. Kemal ve arkadaşlarını rahmetle ve minnetle anıyorum…

 
17 Mayıs 2019 Cuma 12:16
Okunma: 758
Yorum YapYazdır
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>EROL ADAR</p> <p>2019-05-19 10:53:54</p> <p>BİZ DE KURTULUŞA KAFA GÖTÜREN , YÜREK GÖTÜREN KAHRAMANLARIMIZI RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ.</p>
Kardeşler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1793 - Fransız Devrimi önderlerinden Jean-Paul Marat, muhalifi Charlotte Corday tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
1878 - Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusyası, Birleşik Krallık, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya ve Fransa arasında Berlin Antlaşması imzalandı.
1921 - Afyon'un Yunanlılar tarafından işgali.
1930 - İlk Dünya Futbol Şampiyonası Uruguay'da başladı.
1937 - Fransa, Hatay'ın bağımsızlığını resmen ilan etti.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu.
1938 - İstanbul'da yapılan ilk Türk uçağı Ankara yolunda düştü.
1949 - Papa Pius, Komünist Partiye üye olanların aforoz edileceğini söyledi.
1959 - Trabzon'da bir Amerikan hava üssü kuruldu.
1960 - Said Nursi'nin mezarı açıldı, naaşı Barla, Isparta civarında bilinmeyen bir yere gömüldü.
1966 - Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan'ın Türkiye Amerika Birleşik Devletleri ilişkileriyle ilgili gensoru önergesi reddedildi.
1971 - Profesör Mümtaz Soysal ile yazar Sevgi Soysal, Mamak cezaevinde evlendi.
1976 - Yumurtalık Savcısı Sefa Mutlu'yu öldürmekten sanık Yılmaz Güney, 19 yıl hapse mahkum edildi.
1985 - Afrika'daki fakirlik ve kıtlık dolayısıyla yaşanan ölümleri azaltmak için Live Aid konseri düzenlendi.
1992 - Prof. İhsan Doğramacı, YÖK başkanlığından istifa etti. Yerine 19 Mayıs Üniversitesi rektörü Mehmet Sağlam atandı.
1993 - Diyarbakır'da, Ergani çevresindeki kazılarda bulunan 9 bin yıl öncesine ait kumaş parçasının en eski kumaş kalıntısı olduğu açıklandı.
1995 - Isparta'nın Senirkent ilçesindeki sel felaketinde 74 kişi öldü.
2008 - Heavy Metal grubu Judas Priest ilk kez İstanbul'da konser verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Yukarı Çık