Ahmet İNCE

Ahmet İNCE

gordesgazetesi@gmail.com

Akıllı Telefon ve Narkoz Etkisi

04 Ocak 2019 - 16:05

Asrımızın en vazgeçilmez tutkusu, cep telefonu şüphesiz. Akıllısı sadece piyasaları değil, insanların dünyasını da alt üst ediyor. Akıllı telefon narkoz etkisi yapar mı? Başka şekilde düşünmek istiyorum, akıllı telefon modern çağın uyuşturucusu mu?
            Türk toplumunun en bariz karakteristiği nedir diye sorsalar, hemen cevap veririm. Okumamaktır. Mensup olduğumuz dinin ilk emri, 'oku' olmasına rağmen okumayız. Üstelik okumayı sevmeyiz.
            Çünkü dinlemeye alışmışızdır. Asırların değişmeyen bir seyridir bu. Birileri anlatacak, diğerleri dinleyecek. Birileri söyleyecek, diğerleri kabul edecek. Bu yüzden fikir ve düşünce tohumları kolay yeşermez bizde. Neyin doğru, neyin yanlış olduğu kolay ayırt edilemez bizde.
            Son PİSA sınavlarında; çocuklarımızın Matematik ve Türkçede dünya sıralamasının sonlarında yer alması, bu acıtıcı gerçeğin ilanıdır. Okuduğunu anlayamayan, nasıl matematik problemi çözecek?
            Ekonomi, siyaset, din ve sosyal konular bizde hep problemlidir. Çünkü toplumsal yapımız; problem çözen değil, problem üreten bir özelliğe sahiptir. Bunun başlıca sebebi; okumamak,  araştırmamak ve sorgulamamaktır.
            Siyasi hayatı çalkantılı, ekonomisi çalkantılı, dini hayatı çalkantılı bir toplum, kendisini nasıl dönüştürüp geliştirebilir? Bunun cevabını ararken, çözüm yolları düşünürken, hayatımıza bir de cep telefonları girdi.
            İhtiyaç mı? İhtiyaç. Gerekli mi? Gerekli?
            Bazı araştırma sonuçlarını ve kurumsal raporları aktarmak istiyorum. İhtiyaç ve gerekliliğin çok ötesine taşmış ve üstelik mevcut hastalığı kangren haline getirmiş, cep telefonu gerçeği ile karşı karşıyayız.
            OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) 2015 yılında, ‘Dijital Ekonomi Görünümü' başlıklı bir rapor yayınladı. Akıllı telefonda internet kullanımında Türkiye, %50 ile dünyada 2'nci sırada yer alıyor.
            Amerika'yı bile geride bıraktığımız bu sıralamada; Meksika birinci durumda.
            Rapordaki bilgilere devam ediyorum. Türkiye'de 70 milyonun üzerinde cep telefonu var. Türkler cep telefonu ile konuşmada, Avrupa birincisi. Türkiye'de bir kullanıcı, ayda ortalama 364 dakika cep telefonu ile konuşma yapıyor.
            Bir başka araştırmaya geçiyorum.
            Uluslararası bir danışmanlık şirketinin, 30 ülkede yaptığı araştırmaya göre; Türkiye'de kullanıcılar, günde ortalama 71 kez cep telefonuna bakıyor. Yani 15 dakikada bir telefona göz atıyor.
            Türkiye akıllı telefon bağımlılığında, dünyada birinci sırada yer alıyor. Onu Brezilya ve Meksika takip ediyor.
            İlginçtir Brezilya ve Meksika, ekonomisi problemli ülkelerdir. Tıpkı bizim gibi. Akıllı telefon bağımlılığında, arka arkaya sıralanmaları asla tesadüf olamaz..
            Bir başka araştırmadan rakamlar vermek istiyorum.
            Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, 'Tüketici İsrafı Boyutlarının İncelenmesi' başlıklı bir araştırması var. Meselenin sosyal ve kültürel boyutundan başka, ekonomik yönünü gözler önüne seriyor.
            Ülkemizde akıllı telefon kullanımı %84'e ulaşmış. Kullanıcıların %7'si yılda bir, %13'ü iki yılda bir telefonunu değiştiriyor. Genel ortalama olarak, kullanıcılar 3 yılda bir telefon değiştiriyor..
            Okumuyor, araştırmıyor, kafa yormuyorduk. Şimdi narkoz etkisi yapan, akıllı telefon vakasıyla karşı karşıyayız.
            Çılgınca haberleşiyoruz. Eksik harfler ve tam kurulmayan cümlelerle.
            Evimizin içi dışı ve her şeyimizi, fotoğraflayıp paylaşıyoruz. Bize ait olması, bizde kalması gerekeni çılgınca sergiliyoruz. Mahrem, hayatımızdan kalkıyor böylece.
            Birisi iki cümle bir şey yazıyor, binlercesi karşılık veriyor. Birisi fotoğraf koyuyor, binlercesi beğendim diye takılıyor. Beğenenler, beğenmeyenler gırla gidiyor. Beğenmek nedir, beğenmemek nedir harap olup gidiyor.
            İş yerinde, çarşıda, evde oturup sohbet ederdik. Bir araya geldiğimizde, telefonlarımızı hemen çıkarıyoruz. Başparmaklar oynamaya başlıyor. Konuşamıyoruz, dertleşemiyoruz. Dostluğun, ahbaplığın sıcaklığını telefon ekranında solduruyoruz.
            Çocuklarımız, akıllı telefon olmadan yemek yiyemiyor. Bir oyun açıyoruz, gözü ekranda. Anne baba bir iki lokma fazla sokmak için, süreyi pozitif kullanmaya çalışıyor. O nesil büyüdüğünde, mesela lokantalarda yemek servisinin yanında, mutlaka akıllı telefon isteyecektir.
            Adı üstünde akıllı.. Okumuyorduk, araştırmıyorduk. Şimdi hiç gerek kalmadı. Bak akıllıya. Nerede ne var, haberin oluyor. Her an habere bakıyorsun. Haberdar oluyor da ne oluyorsun? Artık kendine bunu soracak, mecalin bile kalmamış. Elindeki alet narkoz etkisi yapıyor. Adeta bir uyuşturucu bağımlısı haline geliyorsun.
            Hayatında bir kitap okumamışsın. Biri bir şey yazıyor, fikir beyan ediyorsun. Sana yazılana itiraz ediyorsun. Sihirli bir oyuncak bu. Sayesinde kendini ifade ediyor, mutlu oldum sanıyorsun.
            Okumamakta lider ülke. Televizyon izlemekte lider ülke. Akıllı telefon kullanımında lider ülke..
            Sonrada soruluyor tabii olarak; niye ekonomimiz çalkalanıp duruyor, niye dini hayatımız tartışılıp duruyor, niye eğitim sistemimiz yaz boz olup duruyor, niye siyasetçilerimiz kavga edip duruyor..
            Akıllı telefonu uyuşturucu gibi kullanan bir topluma, ben bunları nasıl izah edeyim?

Bu yazı 981 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum