Ahmet İNCE

Ahmet İNCE

gordesgazetesi@gmail.com

Aşil Tendonu!

01 Eylül 2018 - 15:09

İnsan vücudunda bir takım tendonlar ve bağlar bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden birisi, AŞİL tendonudur. Bacak kısmındaki baldırın arka bölümünde yer alan, bir kas gurubu vardır. Bu kas gurubunu, topuk kemiğine bağlayan yapıya Aşil Tendonu denir.
Vücuttaki en güçlü tendon olan Aşil sayesinde, insan 500kg'lık bir gerilmeye karşı bile dayanıklılık gösterir.
Aşil tendonu, sporcuların adeta korkulu rüyasıdır. Sert darbeler yüzünden yırtılma veya kopma yaşanabilir. Bu durumda, insan yürüme aktivitesini kaybeder. Asıl sıkıntı tedavi sürecindedir.
Tendonu tamir etmek için, bacak 6 ila 10 hafta arasında değişen bir sürede alçıda kalır. Sonra fizik tedavi süreci başlar. Aşil tendonu kopan bir futbolcunun, geri dönüşü 1 veya 2 yıl sürer. Bu durum onların spor hayatları açısından bir felakettir.
Vücudumuzdaki bu en önemli tendona, AŞİL ismi verilmesinin mitolojik bir geçmişi vardır. Bu mitolojik olay; günümüzde pek çok siyasi, sosyal ve iktisadi gelişmede Aşil Sendromu olarak da kullanılır.
Önce konunun mitolojik kısmını anlatmak istiyorum.
İlyeda Destanı, M.Ö 720 yılında Homeros tarafından yazılmıştır. 16000 mısradan oluşan bu destanın, ana konusu Troya Savaşıdır. Savaşın en önemli figürü ise AKHİLLEUS' tur (AŞİL).
Anne THETİS, daha çocuk yaşında olan Aşil'e ölümsüzlük kazandırmak ister. Onu Ölüler Ülkesindeki Stiks ırmağına götürür. Bu ırmakta ıslananlar ölümsüz olmaktadır.
Anne Thetis'in suya elini değdirmesi yasaktır. Bu yüzden oğlu Aşil'i, topuklarından tutarak suya bandırır ve çıkarır. Fakat Aşil'in topuğu suya değmemiştir. Vücudu ölümsüzlük kazanan Aşil,  ancak topuğuna alacağı bir darbe ile ölecektir.
Truva kralının 50 oğlundan birisi, ölümlü erkek güzeli Paris'tir. Troya savaşının sonlarına doğru, Paris rakibi Aşil'i kollamaktadır. Onu topuğundan vurabilirse öldürecektir.
Sonunda Aşil, prens Paris tarafından topuğundan okla vurulur ve hayatını kaybeder.
Mitolojik bir figürün tıbba isim olması,  pek çok siyasi ve sosyal ve iktisadi konuya ışık tutuyor.
Aslında her insanın bir Aşil Tendonu var. Bazen örttüğümüz, bazen sakladığımız, bazen koruduğumuz bir gerçeklik bu. Eskiler buna ‘zaaf' derdi. Çünkü insan için mükemmellik yok. Halk tabiriyle, ‘yumuşak karın' dedikleri bir şey bu.
Kadın, para, kumar, hırs, açgözlülük, mevki makam, tamah, kibir, safahat duygusu ve nicesi aslında her birimizde uykuya yatan birer Aşil değil mi?
Mario Puzzo'nun romanından sinemaya aktarılan 3 bölümlük BABA filmi, dünya sinemasının şaheserlerinden kabul edilmektedir. Defalarca izledim her bir seriyi. Güç ve kudretin, insanları nasıl Aşil haline getirdiğini gördüm.
Mafya yapılanmasında rakiplerini alt etmede, nasıl Aşil tendonu aradıklarını ibretle izledim. Hele bir sahne vardı. Adamı satın alıp iş gördürecekler. Adam direniyor. Ne kadın, ne para, ne mevki hiçbirini kabul etmiyor.
Corleone çıldırıyor. Ekibine şöyle sesleniyor: 'Mümkün değil söyledikleriniz. Mutlaka bir zaafı vardır. Olmalı da. Siz bulamıyorsunuz. İyi araştırın.'
Yine aynı filmde, öldürülmesine karar verilen önemli bir isim var. Araştırıyorlar. Sıra dışı bir koruma yapılıyor. Kaç şekil düşünülüyor, yanına yaklaşmak için. Mümkün olmuyor. En sonunda, çiçeklere karşı bir zaafı olduğu tespit ediliyor.
Katil yaşlı bir adam kılığında, onu hava limanı çıkışında karşılıyor. Uzaktan çiçekleri gösterip, takdim etmek istiyor. Bunu görünce dayanamıyor ve korumalarına açılın talimatı veriyor.
Çiçek demetiyle gelen katil, demeti takdim ederken içine gizlediği silahı ateşliyor.
50 yılda nice ticari başarı hikâyesi ve çöküş dramı gördüm. İnkişaf eden, büyüyen nice işletmeler, bir Aşil sendromu yüzünden battı gitti. Lüks, safahat duygusuyla kaybolanları bilirim. Kadın yüzünden her şeyi mahvedenleri bilirim. Aşırı hırs ve büyüme arzusu yüzünden, yerle bir olanları bilirim.
Güç ve kudret sahiplerinde de mutlaka bir Aşil tendonu vardır. Tarih boyunca bunun nice örnekleri görülmüştür. Onları çoğunlukla kibir mahvetmiştir. 'Kibirlenme padişahım, senden büyük Allah var' sözü boşuna söylenmemiştir.
Bu sözü padişaha söyleyen, ondaki Aşil tendonunu tedavi etme gayreti içindedir.
Tarih boyunca savaşlar, kavgalar hiç eksik olmamıştır. Toplumların, orduların,  komutanların bir Aşil tarafı vardır. Aslında mücadele hep o merkeze doğrudur. Hamleyi rakibinin Aşil'i üzerine yapmak, kazanma adına en önemli strateji kabul edilmiştir.
Toplumların dini, etnik ve ideolojik farklılıkları, hasımlarının nazarında birer Aşil değil midir? Hep aynı yerler kaşınır. Hep aynı bölgeden vurulur.
Alexis Tocqueville, Fransa'nın yetiştirdiği ünlü bir siyaset bilimci ve ideolog'dur. Eserleri 20.yy'da son derece tesirli olmuştur. Amerika ve Fransa üzerine yazdığı karşılaştırmalı eserler büyük önem taşır.
Alexis Tocqueville şöyle diyor: 'Diktatörler en güçlü oldukları dönemde değil, kendilerini en zayıf hissettikleri zamanda daha çok zulme başvururlar.'
Güç ve kudreti kaybetme duygusu, bir süre sonra korkuya dönüşür. Bu korkuyla kendini zayıf hissedersin. Bu sendeki Aşil tendonudur. Güç ve kudretle örtülmüştür üstü. Ancak kaybetme korkusuyla bir zaafa dönüşmüştür.
Bütün mesele; 'bendeki Aşil tendon ne?' diye sorabilmektir.
Yırttırmadan, koparttırmadan hayat devam ettirilebilirse ne ala!!

Bu yazı 1408 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum