Son noktayı, TBMM eski başkanı İsmail Kahraman koydu. Dindar bir anayasa olmalı dedi. Yeni anayasa tartışmalarının, oldukça hareketli olduğu bugünlerde, Kahramanın açıklamaları meseleyi farklı bir boyuta taşıdı.
Nedir anayasa? Kısaca bir toplumun, bir arada yaşayabilmesini sağlayan bir toplum sözleşmesidir. Fikir ve düşünce özgürlüğü, eşitlik, adalet, hukuk, vicdan özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı vesair diğerleri anayasada teminat altına alınır.
Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne, anayasa tartışmaları hiç kesilmedi. Özellikle çok partili hayata geçtikten sonra, daha bir alevlendi. Siyasi iktidarların tüm başarısızlıkları için, anayasa günah keçisi ilan edildi. Ekonomi kötüye mi gidiyor? Anayasa yüzünden. Terör azgınlaştı mı? Anayasa yüzünden. Sosyal dengeler bozuluyor mu? Anayasa yüzünden.
27 Mayıs ihtilalini yapanlar, şöyle düşünüyordu. Kuvvetli bir anayasa yaparsak, muasır milletler seviyesine ulaşırız. Ama ulaşamadık. 12 Eylül darbesini yapanlar da, benzer davranışı sergiledi. Kuvvetli bir anayasa yaptılar, on yılda eskidi. O günden bugüne, kaç maddesi değiştirildi. Adeta yamalı bohça haline geldi.
Anayasa metninde sihirkar bir kudret aramak, aslında kelimenin tam anlamıyla zavallılıktı.
Memleket adına iyi ve güzel işler yapmanın, anayasada hiçbir engeli yoktu. Siyasi iktidarlar uzun yıllar boyunca, hep bir zafiyetin içinde oldu. Seçimi kazanan iktidar, ertesi sabah sonraki seçimi düşünmeye başladı. Oy kaygısıyla saçma sapan işler yapıldı. Vatandaş bu çarpıklığa ayak uydurdu. Ekonomisinden eğitimine kadar ülkenin pek çok meselesi, sağlam temeller üzerine oturmadı.
Şöyle bugünden geriye doğru bir bakın, nice iktidarlar geldi ve geçti.
Onlardan geriye, çağdaş bir eğitim sistemi kaldı mı? Ekonomiyi sağlam temeller üzerinde tutacak, bir sistem kuruldu mu? İşsizlik azaltılabildi mi? Üretken bir model oluşturulabildi mi? Tarafsız ve bağımsız bir yargı düzeni tesis edilebildi mi? Adil bir Sosyal Güvenlik Sistemi hayata geçirilebildi mi?
Dahasını saymak mümkün. Gelmiş geçmiş iktidarları göz önüne alın, Başbakanları düşünün, hiçbirisini yukarıda zikrettiğim konularda ismiyle anamazsınız.
Ama onların hepsinin ortak bir yanı vardı. Dertleri anayasa idi. İlla ki yeni bir anayasa yapılmalıydı. Başarısızlıklarını, beceriksizliklerini mütemadi anayasa şikâyetiyle örtmeye çalıştılar.
Ülke kan kaybede kaybede bugünlere geldi. Dün hangi dert ve sıkıntılar içindeydik, bugün aynısını yaşıyoruz. Çünkü büyümenin, kalkınmanın, hukukun temellerini bir türlü sağlam bir zemine oturtamadık.
Benim hüzünle şahitlik ettiğim, tarihi bir gerçeklik var. İktidarların tamamı, milliyetçilikten, dinden, memleketçilikten hep konuştu. Nutuk attılar, oy topladılar. Fakat hiçbir iktidar, gerçek memleketçilik örneği gösterip, belli konularda sağlam temeller atmadı. Seçimi kaybedersem kaybedeyim, ancak şöyle bir eğitim veya şöyle bir ekonomi modeli memleketime armağan olsun diyemedi.
Geldiğimiz nokta itibarıyla;
Hukuk düzeni yaralı. Anayasa yüzünden mi?
Her 15 yılda bir tökezleyen ekonomi, tehlike işaretleri veriyor. Anayasa yüzünden mi?
217 Üniversitemiz var. Bölümü var, öğrencisi yok. Öğrencisi var hocası yok. Öyle bölümler var, ülkede karşılığı yok. Anayasa yüzünden mi?
Gelir adaleti yerle bir olmuş, Adil vergi konusu keza öyle. Anayasa yüzünden mi?
Sözde hızla büyüyen bir ülkede, üniversite öğrencileri sokakta kalmış. Yeterli yurt yok. Okuyabilecekleri yeterli imkânları yok. Anayasa yüzünden mi?
Devlette liyakat esastır. Uzun yılların derdidir. Siyasi iktidar kimdeyse, işe partililer alınır. Bu yüzden particilik, bizde bir kamplaşma sebebidir. Sorumlusu Anayasa mıdır?
Dolayısıyla siyasi iktidarların becerisini, maharetini hiç konuşmayız. Bize suçlu bir anayasa gösterirler, kusurlarını görmezden geliriz.
İktidarı ve muhalefeti ile anayasa tartışmaları hiç bitmiyor bugünlerde. Biliniz ki işler ters gidiyor demektir. Yine anayasaya taktılar kafayı sanmayın. 1950’den beri böyle. İşler iyi giderken kimse anayasa ile uğraşmaz.
Bir sürü anayasa çalışması yapılıyor. En dikkat çekici olanı, Dindar Anayasa teklifi. Olur mu olmaz mı bilemem.
Bildiğim şu, bütün sıkıntı ve dertlerinizi unutun, anayasa çalışmalarını yakından takip edin. Ne diyeyim?
Haydi hayırlı anayasalar..
YORUMLAR