Ahmet İNCE

Ahmet İNCE

gordesgazetesi@gmail.com

Göz Ayet midir?

01 Mart 2019 - 13:24

Evet, göz Allah'ın ayetlerindendir. Görebilirsen, göz atabilirsen, gözüne batarsa, gözün fark ederse; gözün Allah'ın ayeti olduğunu görebilirsin. Zira ayet, yalnızca Kur'an'daki kelime ve cümle sıralaması değildir. Böyle olmadığını, Kur'an bizzat kendisi söylüyor.
            Başta insan, yaratılışı itibarıyla ve sahip olduğu organlarıyla muhteşem bir eserdir. Ve organların her biri, bu muhteşemlik içinde başlı başına birer ayettir. Kâinat, canlı ve cansız bütün yaratılmışlar da, Allah'ın birer ayetidir.
            Hepsi 'bir ölçüye göre yaratılmıştır' ve 'yaratılan her şeyde bir ölçü vardır.' Böyle söylüyor Kur'an. Ve onu okumak, sadece kitaptaki harfleri okumak değildir. Yaratılan ve var edilen ve bir ölçüye göre hüküm süren ayetleri de okumak gerekir.
            Eğer böyle okunabilirse, kitaptaki yazılı ayetlerin değeri daha iyi idrak edilebilir ve açıklanabilir. Kur'an bu durumu şöyle açıklıyor:
            'Ayetlerimizin hakikatini zamanla onlara ufuklarda (dış dünyada, evrende, uzayda) ve kendi içlerinde (tıp dünyasında) göstereceğiz!
            Ta ki onlara iyice belli olsun, kesinlikle onun (Kur'an'ın) hak/gerçek olduğu'' (Fussilet–53)
            Tıp dünyasında bugün, gözle ilgili bilinmeyen kalmamıştır sanırım. Allah'ın en muhteşem ayetlerinden birisi olarak göz, indirilen (Kitap) ve yaratılan bütün ayetleri okumamıza imkân tanıyor.
            Allah Kuran'da, ayetlerini diğer ayetlerle açıkladığını söylüyor. Göz, Allah'ın bir ayeti. Ve pek çok ayet, göz ile açıklanıyor. Ne gibi mi diyeceksiniz. Örnekler vermek istiyorum.
            'Allah'a düşman olanların ateşe sürüldükleri gün, onlar toplanıp bir araya getirilirler;
            Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yapmış oldukları şeyler hakkında, onlara şahitlik ettiler'' (Fussilet 19–20)
            Nobel Fizik ödülü kazanan Pakistanlı Abdüsselamı, bu başarıya götüren şu ayetlerdi:
            'O ki yedi kat gökleri yaratmıştır. Rahman'ın yaratışında bir aksaklık göremezsin. Gözünü (çevrene-etrafına) çevir de bak, bir bozukluk/çatlak görebiliyor musun?
 
            Sonra gözünü tekrar tekrar çevir bak; göz sana geri döner, bitkin ve ümitsiz bir halde!!' (Mülk 3–4)
            'Üstlerindeki kuşları görmezler mi? Sıra sıra ve kanat çarparak süzülen..
            Onlara Rahman'dan başkası bu özelliği vermedi. Şüphesiz O, her şeyi görendir.' (Mülk–19)
            'Melekler ve ruh, Onun huzuruna miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler. Öyleyse sen güzelce sabret! Çünkü onlar onu uzak görürler. Biz ise yakın görüyoruz.' (Mearic 4–5–6–7)
            'GERÇEK ŞU Kİ, insan pek hırslı ve aç gözlü!' (Mearic 19)
            'O gün, şiddetli bir sarsıntı sarsar. İkinci bir sarsıntı da onu takip eder. O gün yürekler kaygıdan hoplar. Gözleri donakalır!' (Naziat 6–7–8–9)
            'Kim Rahman'ın zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirerek görmezlikten gelirse; Biz ona, şeytanı musallat ederiz/ iliştiririz; artık bu, onun yakın arkadaşı olur.' (Zuhruf–36)
            'Öyleyse, sağırlara (işitmek istemeyenlere) sen mi işittireceksin? Ya da körü ( aklını kullanmayanı düşünmeyeni) ve apaçık bir sapkınlık içinde olan kimseyi, sen mi hidayete (doğru yola) ileteceksin?' (Zuhruf–40)
            'De ki ‘gördünüz mü/gözünüzde canlandırdınız mı?' Allah'ın dışında yalvardığınız şeyler, yeryüzünde neyi yarattılar, bana göstersenize?' (Ahkaf–4)
            Netice itibarıyla, Kur'an'da gözle ilgili mecaz, teşbih ve sair edebi sanatların kullanıldığı pek çok ayet vardır. Göz sayesinde, bunları öğrenip anlayabiliyoruz.
            Beşeri yönüyle göz, hayatın idamesi ve anlatımı bakımından eşsiz bir organdır. En girift ve en zor meseleler, göz ile ifade edilebilmektedir. Bir kitaplık bilgi, bir göz deyimiyle anlatılabilmektedir.
            Biri diğerine nispet edilemeyecek ayetlerin muhteşemliği karşısında, insanın gözleri kamaşıyor. Buna rağmen, 'göz ayeti benim ilk göz ağrımdır' demeden edemiyorum.
            Göz göze gelmek, bir samimiyetin ifadesidir. Bazen söz biter, gözler konuşur. Şüphe, sadece ruhsal bir durum değildir. Göz atmak, şüpheyi giderir. Bu sayede, gözden kaçanı yakalamak mümkün olur.
            Göze batan her şey, dikkat etmemizi gerektirir. Bunun için, göz ucuyla süzmemiz yeterlidir.
            Yalanları yakalayan bir mıknatıs gibidir göz. Göz kaydırarak konuşan, size mutlaka yalan söylüyordur. Her şey yalan söyleyebilir, ancak gözler yalan söylemez.
            Göz, görmek içindir. Hayatı ve gerçekleri görmek içindir. Bakıp göremediğinizde, gözün kör mü derler. Kör gözlü olmamak için, gözünü açmak zorundasın.
            Göz olmasa, nasıl bakışabiliriz. Karşı cinsler arasında, bağlantıyı kuran o gözler değil mi? Bazen ahu göz, bazen şehla göz, yüreklere ateş gibi düşmez mi? Bir göz kırpış, kaç yıldırımdan daha tesirli değil midir?
            Gözyaşı bir nimettir? Ağlayamasaydık, gözlerimizden o yaşlar akmasaydı halimiz nice olurdu.
            En güzel şarkılar, en güzel mısralar gözler üzerine söylenmedi mi?
            Şair ne güzel demiş. Gözler ancak bu kadar harika anlatılabilirdi:
            Gözler ki bir parçasıdır sende İlah'ın
            Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın
            Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
            Sen ölürken de öldürürken de güzelsin..

Bu yazı 1510 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum