Pek çoğunuz o gurubu ve Topkapılıyı, ilk defa Haluk Levent'in söylediği İzmir Marşında duydunuz. Milli mücadele kahramanlarını selamlayan o bölüm, herkesin dilinde artık nakarat haline geldi.
Haluk Levent, selamlama kısmında; 'Mim Mim gurubundan Topkapılı Mehmet'e selam olsun' diyordu. Yılmaz Özdil ses getiren Mustafa Kemal kitabında, Topkapılı Mehmet'e önemli bir yer ayırmış.
Meraklı sorular aldım çokça. Kimdir bu Topkapılı Mehmet. Nedir bu Mim Mim Grubu?
Anlatayım o zaman.
Mondros sonrası, 13 Kasım 1918'de İstanbul fiili olarak işgal edildi. Bu işgal, 16 Mart 1920 tarihinde resmiyet kazandı. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkmasıyla başlayan milli mücadele hareketinin önünde, devasa zorluklar vardı.
Silah, mühimmat, cephane, insan ve en önemlisi istihbarat.
İşgale karşı direnişi örgütlemek için çeşitli teşkilatlar kuruldu. Milliyetçi ve vatanperver insanlar, bu teşkilatlar içinde yer aldı. Anadolu'ya silah, mühimmat, cephane ve insan gönderiyorlardı.
Fakat içlerinde öyle bir teşkilat vardı ki diğerlerinden çok farklıydı.
İsmi Mim Mim Gurubuydu.
Bu gurup sadece silah, cephane, mühimmat ve insan göndermekle yetinmiyordu. Akıl almaz bir istihbarat ağı da kurmuştu. Mesela, İstanbul hükümetini dinleyebiliyordu. Damat Ferit'in en yakınındaki isim, Mim Mim gurubunun elemanıydı. İstanbul işgal kuvvetlerinin karargâhına bile adam sokmuşlardı.
Mim Mim gurubu, bizzat M. Kemal'in talimatıyla kurulmuştu.
Milli Müdafaa hareketini temsilen, baş harflerini almış ve Mim Mim Grubu olarak faaliyet göstermişti. Gurubun başına, yine M. Kemal'in talimatıyla o getirilmişti: Peki kimdi o?
İsmi Topkapılı Mehmet'ti. Sonraları Topkapılı Cambaz Mehmet olarak bilindi. İstanbul'un içini dışını bilen, kim nerede ne yapıyor hafızasına yazabilen bir vatanseverdi. 1 Temmuz 1874'te İstanbul'da doğdu. Mesleği tulumbacılıktı.
Çanakkale savaşlarında, M. Kemal'in onbaşısıydı. Gösterdiği cesaret ve fedakârlıklar sonucu çavuşluğa yükseldi. O; M. Kemal'i, M. Kemal de onu hiç unutmadı. Milli Mücadele hareketi başladığında, yolları bir kez daha kesişti.
İşgal altındaki İstanbul'da, Mim Mim teşkilatının başına geçti.
İstanbul hükümetinde neler oluyor, İşgal kuvvetleri neler planlıyor, anında haberdar oluyordu. Bilgileri, inanılmaz bir çabuklukla M. Kemale iletiyordu.
Topkapılı Cambaz Mehmet'in başında olduğu Mim Mim gurubu, 2,5 yıl süren faaliyetinde, Anadolu'ya şu sevkıyatları gerçekleştirmiştir:
56 bin süngü, 320 makineli tüfek, 1500 tüfek, 1 batarya, 3 bin sandık cephane, 10 bin üniforma, 100 bin nal, 15 bin matara. Bu malzemeler İstanbul'daki karakol, kışla ve askeri depolardan elde edilmiştir. İçinde işgal kuvvetlerinin depolarından 'çalınanlar da' vardır.
Topkapılı Cambaz Mehmet, takdirname ve İstiklal madalyası ile ödüllendirilmiş ölümsüz bir kahramandır. TBMM, 24 Haziran 1924 tarihli oturumunda; 'Hidemat-ı Vataniye' kaleminden, kendisine 1500TL maaş bağladı.
Bunun üzerine, Topkapılı şunları söyledi: 'Ben bir şey yapmadım. Vatanım için, M. Kemal Paşam için üzerime düşen görevi yaptım. Hizmetleri gerçekleştirenler arkadaşlarımdır.'
Evet, böyle dedi Topkapılı ve kendisine bağlanan maaşı kabul etmeyerek Kızılay'a bağışladı.
1 Haziran 1932 yılında vefat etti. Ölümüne kadar boş durmadı. Milli mücadeleden itibaren; kim işgal kuvvetlerinin yanında yer aldı, kim milli mücadeleye muhalif davrandı hepsini rapor etti.
Yılmaz Özdil, M. Kemal kitabında onu şöyle anlatıyor:
' Emrindeki erlerden biri, Topkapılı Mehmet'ti. Eski tulumbacıydı. Kolunda meşin bileklik, boynunda muska taşıyordu. Kabadayıydı.
M. Kemal bu bıçkın askerini, manga komutanı yaptı. En tehlikeli görevleri hep ona veriyordu. Göreyim seni Topkapılı' diyerek sırtını sıvazlıyor, her defasında bir bölük asker göndermiş kadar netice alıyordu.
Topkapılıyla temasını hiç koparmadı. 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktığında, gizli istihbarat için kurduğu Mim Mim Gurubunun başına getirdi. Anadolu'ya silah, cephane, adam kaçıran bu yurtsever kabadayı, Topkapılı Cambaz Mehmet' adıyla nam saldı.
Sustalı, tabancalı onlarca elemanı vardı. Sokakta müthiş bir istihbarat ağı kurmuştu. Yaprak kımıldasa haberi oluyordu. Film çekilmesi gereken operasyonlara imza attı. Mesela, İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Harrington'un makam otomobilini çaldı. Kendisi sürerek götürdü, Ankara M. Kemal'e teslim etti.
Bizzat Atatürk tarafından, İstanbul milletvekili olması için teklifte bulunuldu. Teşekkür ederek kabul etmedi ve şöyle dedi: Koşum tutmaz bir insanım. Müsaade buyurun serbest kalayım.'' (age, sf: 65)
Kahramanlık ve gaziliğin hiçbir maddi karşılığı olamaz. Zaten karşılığı olmazsa kahramanlık vardır, gazilik vardır. Keza şehitlikte aynıdır.
Milli mücadele, bu insanların imanıyla kazanılmıştır. Kahramanlıkları millet içindir, gazilikleri millet içindir. Şehitlikleri millet içindir. Dolayısıyla, bunun karşılığı olacak her türlü maddi vasıtayı reddetmişlerdir.
Niye mi?
Çünkü onların imanı, onlara bir şey öğretmiştir. Kahramanlığın, gaziliğin ve şehitliğin karşılığını, ahirette göreceklerine inanmışlardır. Bu yüzden, dünya hayatındaki her türlü maddi karşılığı kabul etmemişlerdir.
Topkapılı Cambaz Mehmet'i ve Mim Mim Gurubunun isimsiz kahramanlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum..
YORUMLAR