70'li yılların Havuzlu Çarşısında, ticareti gelenek haline getirmiş usta isimler vardı. Manifaturacılar çok meşhurdu. En az 12 manifaturacı dükkânı faaliyet gösterirdi. Çarşının emekliye ayrılmış ve adeta herkesin şeref misafiri olan bir ismi vardı.
Gördes'in duayen manifaturacılarından Hanyalı Tevfik'ti o isim.
Manifaturacılar için ambar tam dolulukta çalışırdı. Bir kamyon malın tamamı, manifaturacıların olurdu. Hamal Hayri, Ya Ali sırtladıkları gibi balyaları, manifatura dükkânlarının önüne pat pat atarlardı.
Her esnaf balyaları titizlikle açardı. Basma, pazen topları öncelikle dükkânın önüne sıra sıra dizilirdi. Renk, desen ve kalite manifaturacılar için vazgeçilmez tutkuydu. Peki, getirdikleri mala kim puan verecekti.
Tabii ki Hanyalı Tevfik. Dükkânları tek tek dolaşır, malların kalitesine puan verirdi.
Bir defasında, bizde malları açıp dükkânın önüne sıraladık. Babam, Tevfik amcanı çağır' dedi.
İzmirli tüccarlar o yıllarda; aldığın malın içine, bir iki top renk ve deseni bozuk mal atarlardı. Bu belki kaçınılmazdı. Ama esnafın da canını çok sıkardı. Bize de bir top koymuşlardı. Babamın asabı bozuldu.
Tevfik amca, malları tek tek kontrol etti. Babama, Ali oğlum sen bu işin pirisin' dedi. Fakat o bir top basma, babamın kafasına takılmış ve Tevfik amcaya şöyle dertlenmişti: 'Bu İzmirli tüccarlar bir âlem. Yüz kere tembih ediyorum. Yine de araya sokuşturuyorlar.'
Tevfik amca, canın sıkma Ali dedikten sonra şunları söyledi:
' Oğlum Ali! Satılacak ziftin olsun, almaya Yemen'den kel gelir.'
Bu söz beynime nakış gibi işlemişti. Hem ticari hayatta ve sosyal hayatta bu sözün kıymeti bana çok şeyler öğretti. Anlamakta zorluk çektiğim pek çok siyasi ve sosyal meseleyi, bu sayede çözebildim.
Evet, her malın bir müşterisi vardır. Satılmayacak mal yoktur.
Yemen neresidir? Gördes neresidir? Kel, sıcak geçmesin diye başına zift sürer. Onun aradığı mal zifttir. Gördes'te zift satılır mı deme. Bakarsın, Yemen'deki kel duyar ve almaya gelir.
Her iyi ve güzel işin müşterisi olduğu gibi, kötü ve çirkin işlerin de müşterisi olur.
Yasa dışı işler, mafya tarzı uğraşılara baktığımızda şaşırırız. Bu kadar adam nasıl bir araya geliyor. Bir kişinin ortaya çıkması yeterlidir. Çünkü o işin mutlaka müşterileri çıkacaktır.
Yeter ki müşteri talebi olsun. Mesela birisi hayal satıyorsa, hiç olur mu demeyeceksiniz. Mutlaka müşterisi çıkar. Satıcısının olması yeterlidir. Saadet zincirleri, banker faciaları, Çiftlikbank mağduriyetlerinin ne olduğunu sanıyorsunuz.
Adamların satılacak malı var. Müşterisi garptan ve şarktan koşarak gelir.
İnsanlık tarihinde buna benzer yığınla örnek var. Din üzerinden ne mallar satışa çıkıyor. Cennet vaadiyle satış var. Müşterisi öylesine çok. Akıl ve mantık süzgecinde siz kıvranırsınız. Fakat müşteriler için durum farklıdır.
Cemiyet hayatı, siyaset hayatı, dini hayat ve ne derseniz deyin, neler gördük neler..
Şimdi daha iyi anlıyorum, Hanyalı Tevfik'i.
Yeter ki satılacak ziftin olsun, satın almaya Yemen'den kel gelir'
YORUMLAR