1977 Seçimleri
Doktor Hüseyin Tokuç'un Partiye üye olması çok önemliydi. Sevilen, sayılan biriydi. Sağlam, güvenilir bir kişiliği vardı. Doktor olarak çok kişiyle iletişim içindeydi. O dönemde Gördes'te tek doktor olarak çalıştığı zamanlar da olmuştu.
Seçim dönemlerinde propaganda için İl'den, komşu İlçelerden partili arkadaşlarımız gelmemişse ilçemiz kahvelerinde olsun, köylere gittiğimizde olsun hemen hemen tek konuşmacı ben oluyordum. Doktorun (ona çok zaman Doktor' diye hitap ederdik) Parti üyeliğinden sonra bu durum değişti. Artık propaganda için köylere Doktor'la gidiyorduk ve yerine göre ikimiz de konuşuyorduk. Ayrıca, propaganda çalışmaları dışında Doktor ve ilçedeki diğer arkadaşlarımızla köylere gidiyor, oradaki partili arkadaşlarımızla piknik yapıyor, sohbet ediyor, birlikte yemek yiyip söyleşiyorduk.
1977 seçimlerine ilişkin köylerdeki propaganda çalışmalarımıza örnek olarak ikisini anlatmak istiyorum.
İlk olarak, bunu 'Gördes'in Delileri'nde daha önce de yazdım, Rehber'i anlatayım. Bütün diğer partiler gibi biz de akşamları köylere seçim propagandasına gidiyor, bir kahvede partimizin görüşlerini anlatıp soruları yanıtlıyor ve karşılıklı söyleşip sohbet ediyoruz. Bizim öteki partiler gibi her köyde üyemiz yok. Birçok köye habersiz, hani Tanrı misafiri gibi gidiyoruz. Ama gittiğimiz köylerde de mutlaka bir tanıdığımız çıkıyor, öteki partiler tarafından bizlere çeşitli suçlamalar yapılsa da nezaketen bizimle ilgilenip konuşmamızı dinliyorlar.
İşte bu seçim gezilerimizde bir akşam da Doktor Hüseyin Tokuç'la Börez köyüne gidip köyün kahvesine girdik. İçerisi tıklım tıklım dolu, sandalyeler sinema düzeninde sıra sıra dizilmiş, herkes televizyonda o günlerde çok tutulan bir diziyi, Aşk Gemisi'ni izliyordu. Selam verdiysek de millet Aşk Gemisi'ne öylesine dalmış ki selamımızı alan olmadı. Kahvenin ortasına doğru yürüyüp bir tanıdık yüz aradık, kimse yüzümüze bakmadı. Ne yapacağımızı şaşırmıştık. Ne oturmasını, ne de çıkıp gitmesini bilebildik. Kahvenin ortasında, ayakta, sap gibi dikilip kalmıştık. Derken, kahvenin arka taraflarından bir ses, Rehber, 'Oooo Doktor!.. Hoş geldiniz!..' deyip bizi karşıladı, masasına buyur etti. Sonra kahveciye seslenip 'Bak misafirlerim gelmiş'' diyerek bize çay söyledi. Rehber'in çayını içtik. Bir süre Rehber'le oturduk ve sonra hiç kimseyle konuşmaksızın çıkıp gittik.
İşte o gündür bu gündür Rehber bizim sevgili delimiz' O gün Doktor'la, bir gün fırına bir güveç verip Börez köyündeki o kahvede Rehber'e ziyafet çekelim diye konuşup kendi kendimize söz verdik. Aradan yıllar geçti, hep bu isteğimizi yerine getirememiş olmanın üzüntüsünü, rahatsızlığını yaşadık. Sonunda, aradan 35 yıl geçtikten sonra 7 Nisan 2012 Cumartesi günü bu ziyafetimizi gerçekleştirdik. Ancak aradan geçen yıllar içinde kahve kapanmış olduğundan bu sözümüzü Rehber'in evinde yerine getirdik. Gördes Gazetesi Başyazarı Ahmet İnce de bunu gazetesinde haber yaptı: '40 Yıl Sonra Gerçekleşen Ziyaret ve Ziyafet'
İkinci olarak 'Kabakoz Köyü'nü anlatıyorum: 1970'li yıllarda ve öncesinde Gördes'in tarımda başat üretimi ve geçim kaynağı tütün ve tütüncülüktü. Öyle ki şimdinin tütün üretiminin 5-6 katı tütün üretiliyordu. O zaman tütünde şimdiki gibi kota yoktu, tüccarla önceden sözleşme yapmak yoktu. Üretici tütün fidesini diker; çapasını, bakımını yapar; kırar, dizer, balyalar ve tütününün randımanının tespiti için Tekel'in, Tüccar'ın gelmesini beklerdi. Tütün tespitleri genelde kasım, aralık aylarında yapılır, balya yapılmış tütünler 70-80-90 gibi sayılarla derecelendirilirdi. Tespitlerden sonra Tekel'in belirlediği bir zamanda, genelde Şubat, Mart aylarında tütün piyasası açılır, Tekel ve tüccar yapmış oldukları tespitler üzerinden tütünleri satın alırdı. Tekelin de, tüccarın da tespitlerini bu işin uzmanı tütün eksperleri yapardı. Bizler de bu tespitlerin nasıl, ne şekilde, ne gibi ölçütler esas alınarak yapıldığını merak eder, izler, bilgilendirilmek isterdik.
İşte o yıllarda tütün tespiti için Gördes'e gelen bir Tekel tütün eksperi ile bizim grubun arkadaşlığı oluştu. Yani kafalarımız uyuşmuştu. Tütün konusu açıldığında bir gün bu arkadaşımız bize 'Hadi istediğiniz bir köye tespite gidelim.' dedi. Kabakoz köyündeki arkadaşlarımız bizleri bir süredir yemeğe davet ediyorlardı. Kabakoz köyünü seçtik. Köye giderken parti afiş ve broşürlerini de aldık. Köy kahvesine girince afişleri çıkarıp asmak istediğimizde partili partisiz köy halkı bize el sürdürmeden kahveyi partinin afiş ve broşürleriyle donattılar. Tütün tespitleri yapıldıktan sonra rakının eşliğinde kendimize sohbeti bol mükellef bir ziyafet çektik.
Bu olaydan 6 ay kadar sonra 1977 seçimi için Doktor'la Kabakoz'a seçim propagandasına gittiğimizde köyün havası çok farklıydı. Yani üç beş partili arkadaşımızın dışında köy halkı bizimle pek ilgilenmedi. Afişleri kendimiz astık. 5 Haziran 1977 tarihindeki genel seçimlerde partimiz hem yurt genelinde hem ilçemizde başarılı olamadı. O zamanlar Ecevit rüzgârı esiyordu. CHP oyların % 41.4'ünü alıp 213 milletvekili çıkararak seçimlerin 1. partisi oldu.
YORUMLAR