TADİLAT İÇİN DÜŞÜNDÜKLERİMİZ
Evi alır almaz kendimize göre bakım yapmaya karar verdik. Bu evi emekliliğime yedi yıl kala almıştık. Emekli oluncaya kadar Gördes’e geldiğimizde hem kendi evimizde kalabilecek hem de emekli olduktan sonraki hayatımızı bu evde geçirecektik. 70 m2 oturma alanına sahip olan evimizde ilk yaptığımız iş dış cephelerini boyatmak oldu. Bunun için Kilyos’un yakındaki Zekeriyaköy’de bulunan evlerin fotoğraflarını çekmiş ve bu evlerin fotoğraflarını inceleyerek kendimize uygun olan boyama stilini evimizde uygulamıştık.
Bir yaz tatilinde Gördes’e geldiğimizde evin bütün iç mekanlarının ölçü krokisini yaparak İstanbul’a döndük. Bu ölçülere göre evin planını yeniden oluşturdum. Plan olunca evde yapacağımız değişikliklere karar vermek daha kolay olacaktı. Çünkü tadilat için ustaların yanında olamayacaktık. Buradaki ustamız, yine Kilyos’taki evimizin kaba inşaatını yapan bacanağım İbrahim Dündar idi.
Eşim ile birlikte evin planını iyice inceledik. Evimiz 2+1 standardında idi. Kapıdan girişte bir hol vardı. Holün sağında mutfak, tuvalet solunda bir yatak odası bulunmaktaydı. Holün tam karşısında salon ve salondan da ebeveyn yatak odasına geçiliyordu.
Tuvaletle bitişik olan salonu yatak odası yapmaya, yine bu yatak odasından tuvalete bir kapı açarak tuvaletle yatak odasını bir bütün haline getirmeye, daha önceki tuvalet kapısını tuğla ile örmeyi tasarladık. Böylece içinde tuvaleti bulunan bir yatak odası meydana geliyordu. Önceden ebeveyn yatak odası olarak kullanılan odayı, çalışma odası için düşündük.
Daha önce mutfak olan yeri iptal edip, oluşan mekânın giriş kapısına bitişik tarafına misafir tuvaleti, ayakkabılık, yatak yorgan, … vs. koyabileceğimiz dolaplara yer ayırdık. Yatak odası ile misafir tuvaleti arasındaki boşluğu da çamaşır makinesi, kütüphane ve ayakkabı dolabı için planladık.
Okurlar mutfak için yer kalmadı diyebilirler. Haklılar gerçekten yer kalmadı. Bunun için bahçemiz yeterli büyüklüğe sahip olduğu için belediyeden izin alarak evin 10 m lik cephesini bahçeye doğru 4m genişlettik. Böylece 40 m2 bir mekân kazanacaktık. Bahçemiz oldukça eğimli olduğu için ev bahçeye doğru genişleyince elde edilen 40 m2 mekânın altında da 40m2 bir bodrum katı meydana gelmiş ve böylece eve 80 m2 kulanım alanı kazandırmış olduk.
Yeni eklenti mekanını üç parça olarak planladık. Birinci kısım 7,5m2 mutfak, orta kısmı 16m2 salon, üçüncü bölüm 12 m2 büyüklüğünde balkon idi. Böylece ev daha kullanışlı hale geldi. Balkon ev yaşamında çok önemli olan bölümdür. İstanbul’da kaldığımız kiralık evlerde balkonlar çok küçüktü. Sadece iki sandalye ve bir küçük masa konabilecek büyüklükte idiler. Bir misafir geldiği zaman oturacak yer kalmıyordu. O nedenle buradaki evde gerektiğinde yedi veya sekiz kişiye yemek verilebilecek büyüklükte bir balkon olmasını istedik. Projeyi ona göre düşündük.
Balkonun güney-doğu ve güney-batı yönüne bakan kısımlarına duvar örmeyip sadece ahşap korkuluk yaptık. Çamaşırlarımızı buraya asıyoruz. Misafirlerimizi çoğu zaman burada ağırlıyoruz. Zaten sabahları kalkar kalkmaz ilk işimiz balkona çıkıp genel manzarayı gözlemleyip ondan sonra günlük işlerimize başlıyoruz.
Balkona ayrıca şömine yaptık. Özellikle kurban bayramlarında bu şömine işimizi çok kolaylaştırıyor. Bir tarafta etler doğranırken diğer tarafta etler kavrulup pişirilebiliyor. Duman ve koku sorunu meydana gelmiyor.
YORUMLAR